Faiz bataklığında yüzmeyen kaldı mı?

faiz-batakliginde-yuzmeyen-kaldi-mi-800x400

Ortadan kaldırılması için çaba sarfedilmesi gereken faiz… Faiz çukuruna milletin toptan yuvarlanmak üzere olan bir millet… Ama ne yuvarlanma!

Nasihate başladığınız zaman da “İhtiyacım vardı, aldım” mazereti ile karşılaşıyorsunuz. İhtiyaç ve mazeret. Haramları helal sayacak kadar hayatî tehlike mi var ki, ihtiyacı harama alet ediyorlar?

Bankalar, yani adlarına “soyguncular ordusu” diyecek olsam hemen savcılara koşacak olanlar, faize çeşitli adlar takarak onun çirkinliğini hem kamufle etmiş hem de cazip hale getirmişler.

İşte onlardan bir kaç tanesi:

  • “İhtiyaç kredisi.”
  • “Taşıt kredisi.”
  • “Ramazan kredisi.”
  • “Bayram kredisi.”

Daha neler neler!

Adamlar, sanki Müslüman ile alay ve dinimiz ile savaştıklarını ilan edercesine pervasız hareketlerde bulunuyorlar. Haramı Müslümanın ibadetini ifsat etmek için kullanmakta asla tereddüt etmiyorlar.

Adamlar benim insanımı her türlü yalan ve tuzak ile kandırıp her şeylerini ellerinden alıyorlar. Ben de yaptıklarının hırsızlık olduğunu, haram olduğunu ilan ettiğim zaman suç işlemiş oluyorum. Öyle mi?

Ama suç bizlerde!

Yamalı elbiseyle gez! Üç öğün yerine iki öğün yemek ye! Zırt pırt tatile gitme!.. Süper arabalara binme! Ve onları semizleştirme!..

Bu milletin evlatları bir ay olsun bankaların kapısından içeri girmesinler, hepisi tası tarağı toplar ve sıvışır giderler. Adamlar öyle bir düzen kurmuşlar ki, onlar varsa, devlet ve millet de var. Onlar iflas ederse, ülke iflas etmiş sayılıyor. Bu ne iş?

Bütün devletlerin durumu bu.

Biraz sonra bu alandaki bizim durumumuz nedir üzerinde duracağız, ama önce bu konuda faize son noktayı koyan bir ayet ve bir hadisi burada zikretmek istiyorum.

HER TÜRLÜ FAİZ HARAMDIR

Bunu biliyoruz, ancak bir kez daha tekrarlamak gerekiyor ki; faizin her türlüsü haramdır. Bize düşen iş de Allah ve Rasulullah’ın emirlerine uymaktır.

İşte size faize son noktayı koyan ayetlerden biri:

“Faiz yiyenler, (kabirlerinden) ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alış veriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.”(1)

Bir de Rasûlullah’a kulak verelim:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz “Vedâ Hutbesi”ni îrâd ederken şöyle buyurmuştur:

“Ashâbım! Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin! Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır; ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız! Allâh’ın emriyle fâizcilik artık yasaktır. Câhiliyeden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib’in oğlu (amcam)Abbâs’ın fâizidir.”(2)

İslam’ın hükmü bu iken bir de biz faizin neresindeyiz, ona bakalım.

FAİZE BATMAYAN KALMADI MI?

Altı aylık gözlemime göre büyük oranda faize batmış durumda bu millet. Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin verdiği haberin tezahürünü yaşıyoruz. Yani faiz yemeyen kalmadı. En azından tozu bulaştı.

Buyurun o hadisi beraber okuyalım:

Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v) söyle buyurmuştur:

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki faiz yemeyen hiç kimse kalmayacak! Kişi doğrudan yemese bile ona tozundan bulaşacak.”(3)

Bu, Rasûlullah’ın haber verdiği için mi, yoksa bizim Allah ve Rasûlü’nün yolundan adım adım uzaklaştığımız için mi gerçek olmaya başladı? Tabii ki, bizim geldiğimiz noktayı Allah Rasûlü Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in ta o zamandan görmesidir.

Kimler faize batmamış ki? İlimde beni üçe beşe katlayacak insanlar, en azından Kur’an ve Sünnetin hükmünü bilenler ve kimler kimler!..

Düşündükçe insanın aklı duruyor.

YEDİ TANE KREDİ KARTI VAR

Bu ülkede bayram şekeri dağıtır gibi kredi kartı dağıtıyor bankalar. Hayret! Git de Avrupa’da sen öyle kredi kartı al. Önce bir banka hesabın olacak. Sonra bu hesaba gelen bir maaşın olacak. En en önemlisi de sicilin temiz olacak. Ondan sonra kredi kartı alabilirsin.

Sicili bozuk olan adamlara kredi kartı vermezler.

Okuma yazması bile olmayan bir hanımefendinin elinde tam 7 tane kredi kartı gördüm. Ancak hangi kartın hangi bankaya ait olduğunu çok iyi biliyor.

Kartları tek eline dizdi ve anlatmaya başladı.

“Şundan 700 tl alacağım şuna yatıracağım. Şundan 500 alıp şuna yatıracağım. Şundan 400 alarak şuna yatıracağım…”

Artık dayanamadım ve “hesaplarınızda paranız var mı” dedim.

“Yok” dedi.

Anladım ki, bu iş çığırından çıkmış. Medya’da kredi kartı borcu yüzünden intihar eden ve suç işleyenlerin haberlerini duyuyorduk hep. Nedenleri belli oldu. Hükümetin de ayağını yorganına göre uzatmayan serseri sürüsünün yüzünden sorgulanmasının da sebepleri belli oldu.

Aslında bu başlı başına bir yazı konusu, ama yeri gelmişken bu kredi kartı çılgınlığı üzerine bir kaç cümle yazmak gerekiyordu.

FAİZ ÇILGINLIĞINA SON VERMEZSEK!..

Faiz çılgınlığına son vermezsek ne mi olur? Ne olurun cevabı hazır.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.”(4)

Faiz alan da, veren de iyi dinlesin bu ayeti. Faiz alıp verenler ne kadar mutlu ve mesut gözükseler de bir süre sonra her şeylerini kaybetmiş olarak karşınıza çıkarlar.

Faiz, hem malımızı hem yuvamızı hem de onurumuzu çalar. O, bizde olanları çalmadan biz onun saltanatını yerle bir etmeliyiz.

Atalarımız “Borç yiyen cepten yer!” demişler, ama faiz ceptekilerin hepisini alıp götürüyor. Borç aldığın kadarını belli bir süre sonra hiç fazlasını ödemeden aldığını ödemektir. Adını kredi diye yumuşatarak cazipleştirdikleri faiz ise aldığının kat kat fazlasını ödemektir. O yüzden “Borç yiyen cepten yer!” sözü faizi anlatmada çok çok basit kalıyor.

FAİZ İNSANI HELAKA SÜRÜKLER

Bunun aksi var mı? Bana değil, onu faizden Karun olmuşken düşenlere sorun! Ancak buna da gerek duymazsanız o zaman Allah Rasûlü’nün şu hadisine kulak verin:

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İnsanı helâke sürükleyen yedi şeyden sakınınız.” Sahâbîler:

– Yâ Resûlallah! Bu yedi şey nedir? diye sordular.

Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:

“Allah’a şirk koşmak, sihir ve büyü yapmak, – haklı olarak öldürülen müstesna- Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı bir insanı öldürmek, fâiz yemek, yetim malı yemek, düşmana hücum sırasında harpten kaçmak, evli olup hiçbir şeyden haberi olmayan namusuna düşkün Müslüman kadınlara zina isnad etmek.”(5)

FAİZ MALI ARTIRMAZ!

İnsanlar aldıkları faiz ile mallarının arttığını sanıyorlar. Faizle para alıp o parayı çalıştırarak kazandıklarını sananlar da aldanıyorlar. Hiçbirisinin parası artmıyor. Onların gözlerinde artıyor gözükmesinin bir kıymeti de yok.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekâtı veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.”(6)

Uzun sözün kısası, Allah ve Rasûlü’nün emirlerine karşı savaşarak yol katedemeyeceğimizi aklımızdan çıkarmasak iyi olur. Gerisi laf!

Haramları bize cinlerden ve insanlardan olan şeytanlar güzel göstermesin!

Muhammed Mücahid Okcu

 

KAYNAKLAR:

(1) Bakara Suresi, Ayet 275.

(2) Bkz. Müslim, Hac, 147; Ebû Dâvûd, Menâsik, 56; İbn-i Mâce, Menâsik, 76, 84; Ahmed, V, 30; İbn-i Hişâm, IV, 275-276; Hamîdullâh, el-Vesâik, s. 360.

(3) Ebû Dâvûd, Büyû, 3/3331. Ayrıca bkz. Nesâî, Büyû’, 2/4452; İbn-i Mâce Ticârât, 58.

(4) Bakara Suresi, Ayet 276.

(5) Buhârî, Vesâyâ 23, Tıb 48, Hudûd 44; Müslim, Îmân 145. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vesâyâ 10; Nesâî, Vesâyâ 12.

(6) Rûm Sûresi, Ayet 39.