AYASOFYA CAMİ AÇILACAK!

Artık yeter!

Ayasofya Camii’ne yapılan 90 yıllık ihanet yeter!

500 yıl önceden emanetine yapılacak olan ihaneti görüp beddua eden Fatih Sultan Mehmed Han’a yapılan ihanet yeter.

“Kurtulduk!” derken, aslında Osmanlı Devleti’ni yıkmanın adının “Kurtuluş” kabul edilmesi ihaneti yeter.

Ayasofya açılmalı! Açılacak! Artık kapalı kalamaz.

Ayasofya normal bir camii değildir. Onun bir tarihi misyonu var. Kilise iken camiye çevrilmesinin de büyük bir anlamı var.

Ayasofya’nın daha İstanbul fethedilmeden önce Osmanlı tarafından tamir edilmesinin de bir anlamı var.

Fethin sembolü olarak o beldenin en büyük bir kilisesinin camiye çevrilmesinin anlamını kelimeler bile anlatmakta yavan kalıyor.

Ayasofya’nın kapatılması dünyanın en büyük ihanetlerinden biridir. Bu ihaneti yapanlar da dünyanın en büyük hainlerindendir.

Bir ihanetle kapatılan Ayasofya’yı millet olarak biz açmalıydık. Ne mahkeme, ne de hükümetler Ayasofya’yı açmalı. Çünkü mahkemenin açtığını bir başka mahkeme, hükümetin açtığını da bir başka hükümet kapatabilir. Milletin kararını hiçbir makam değiştiremez.

90 yıl boyunca kapalı kalmasının vebalini ben artık taşıyamıyorum.

Eğer Ayasofya açılmadan, bir asır önceki gibi 1,8 milyar Müslümanın tekrar bir tek devlet olarak dünya sahnesinde yer almadan ölürsem, gözlerim açık olarak giderim. Ahirette de bunun hesabını Allah Teâlâ’ya asla veremem.

Ayasofya Camii’nin açılması, Fatih’in ve Müslümanların ruhlarının huzur bulması, yaşayanlarımızın da sıkıntı ve felaketlerden uzak olmaları için kurbanlar keselim, dualar edelim, hatimler okuyalım, ihtiyaç sahiplerini ve yetimleri sevindirelim.

Ayasofya camiidir, Allah Teâlâ’nın izniyle kıyamete kadar camii olarak kalacaktır. Açılması için bana düşen ne ise veya benim vazifem ne ise onu yerine getirmeye hazırım inşaallah!

Ayasofya camii’nin açılması için bedel gerekiyorsa, canımı vermeye hazırım!

Bu da benim bu konudaki son sözüm.

Niye bu kadar iddialı ve kendimi Ayasofya’ya feda etmeye hazır olduğumu düşünene pek az olmayacak eminim. Çünkü Ayasofya’nın müze yapılması, İstanbul’un, dahası Türkiye’nin anahtarlarının manevi olarak düşmanlarımıza teslimi demektir.

Umudumuz artık bu vatana, millete, Ayasofya ve İstanbul’a yapılan ihanet son bulur. Allah Teâlâ bütün mü’minlerin güzel umutlarını gerçek ve hayırlı eylesin!

2 Temmuz 2020 inşaallah 90 yıllık hasretin son günü olur.

Muhammed Mücahid Okcu
www.muhammedmucahid.com