“Çamlıca Camii Çamlıca’nın Omuzuna Vurulmuş Çirkin Dövme” Diyen Dücane Cündioğlu’na Reddiye

camlica-camii-camlicanin-omuzuna-vurulmus-cirkin-dovme-diyen-cucane-cundiogluna-reddiye-800x400

Benim vatanımda ağaçları kemiren kurtlar gibi insanın beynini kemirmeyi marifet, ilim ve irfan sayan -kusura bakmayınız- yamyamlar türemiş. Allah’a, Peygambere, Kur’an ve Sünnet’e -hâşâ- yol yordam öğretmeye kalkan mahluklar türemiş. Ekmek yedikleri tekne ve cami duvarına pisleyen mahluklar türemiş. Küfür ve ihanet adına koca koca, ancak insanlık adına sıfır değerde sözler eden mahluklar türemiş.

En azılı kafirlerin bile bu kadar adileştiklerini görmedim. Camiler için iblisin çocuklarından bu kadar gayr-i insani sözler işitmedim. Yine en katı dinsizlerden mü’minleri inciten, fakat şeytanları sevindiren bu kadar dinsizce sözler duymadım. Müslüman mahallesinde doğmuş, İslam adına mürekkep yalamış bir insanın bu kadar şeref yoksunu olabileceğini aklımın ucundan bile geçirmedim.

O ve onun gibilerden bu kadar vahim söz, küfür ve hakaretler duyacağıma yokolmayı tercih ederdim. Bu adam bitişinin imzasını atıyor bu üç din kabulü ile. Ve benim neslimden birçok insanı dinsiz yapmaya hazırlanıyor.

DİLİN KURUSUN EMİ!..

Adam, Çamlıca Camii’ndenÇamlıca’nın omuzuna vurulmuş çirkin dövme” diye bahsederken, bir de -onun tabiriyle- ‘o çirkin dövme’nin yanına havra ve kilise istiyor. Çapanoğlu hiddetiyle söyleyecek olursam -ki, buna hakkım var- hem camii düşmanlığı yapıyor hem de Yahudi ve Hıristiyanlık için misyonerlik. Adam neredeyse, Allah Teâlâ’ya kafa tutup “Sen ne diye son peygamber Muhammed Mustafa (s.a.v.)’i ve Kur’an-ı Kerim’i gönderdin.” diyecek.

Yanlış söylüyorsam biri beni uyarsın lütfen.

Çamlıca’ya caminin yanına bir de kilise ve havra inşa edilirse İslamofobia bitecekmiş? Bu ifade benim adıma yanlış, enin adına da yalan Dücane.

Senin İslam adına bir kaygın ve kavgan yok ki, ötesi olsun. Müslümanları düşünüyorsan camiye niye hakaret ediyorsun? Yok sadece Yahudi ve Hıristiyanları düşünüyorsan, niye Kur’an ve Sünneti onlar tebliğ etmiyorsun? Utanmadan, sıkılmadan ve arlanmadan İslam Düşmanlığı’nın tek suçlusu olarak Müslümanları görüyorsun. Camilerin yanına havra ve kilise inşa etmemeyi suç telakki ediyorsun!

HAK-BATIL SAVAŞI KIYAMETE KADAR SÜRECEK

Hak ve batıl savaşı hiçbir zaman bitmeyecek ki! Kıyamete kadar sürecek olan savaşı sen kim ve ne adına yok sayıyorsun? Hz. Adem (a.s.)’dan beri süregelen bir savaşı cami yanına batılın mabetlerini dikmememize bağlamanın hakikati ne?

Bu tavrın altında ya birilerinin bizi tepkisizleştirme kavgası yatıyor, ya da birilerinin nemalanma uğruna söylediği yalanlar.

Hangisi doğru acaba? Aslında herhangi birinin veya her ikisinin birden doğru olması da mümkün. Mümkün olmaması gereken benim onuzlarımda taşıdığım insanların biraz daha dünyalık adına küfre maşalık yapmalarıdır. Servet, şöhret ve şehvet uğruna insanların tepe taklak olmaması gerekir.

Hem Çamlıca’ya veya başka bir yere inşa edeceğiniz kilise ve havraya kim gelecek? Oralarda benim dinim ve vatanım ile savaşmadan Allah’a ibadet edecek bir kişi dahi bulabilecek misin? Ya da oraları dolduracak kaç tane atadan Hıristiyan ve Yahudi bulabileceksin? Batı’da kilise ve havraların bir kez olsun dolduğunu görmedim. Sen Çamlıca’da kilise ve havrayı nasıl dolduracaksın. Oralara yine bizim evlatlarımızı dolduracaklar değil mi?

camlica-camii-camlicanin-omuzuna-vurulmus-cirkin-dovme-diyen-cucane-cundiogluna-reddiye-650x810

Sen Avrupa ve Afrika’nın nasıl Hıristiyan, yani dinsiz yapıldığını biliyor musun?

AFRİKA’YI NASIL HIRİSTİYAN YAPTILAR?

Senin beğenmediğin Osmanlı’nın yıkılmasından sonra Batılılar gelip Afrikalıları köleleştirdiler. Her şeylerini ellerinden alıp vatansız ve aç bıraktılar. Namuslarına varıncaya kadar yokettiler. Sonra çaldıklarının bir kaç kuruşunu geri vererek o mazlumları Hıristiyan yaptılar. Olmayanlara en kötü zulmü reva gördüler. En sonunda öldürdüler/soykırım yaptılar. Afrika’da soykırım hâlâ devam ediyor.

Kör müsün be adam? Şu an Türkiye’de kurulmuş gizli kiliselerde dönen dolaplara kör müsün? Para ile Hıristiyan yapılanları, tehdit edilenleri ve ötesini görmüyor musun?

Suriye’den Avrupa’ya sığınanları “Hıristiyan” olmaları halinde kabul ettiklerini de söyleyeyim. Almanya’da sığınmacıları birinci dereceden olmayan akrabalarıyla bile görüştürmüyorlar. Çocukları ellerinden alınıyor, hıristyan olmazlarsa geri gönderilmekle tehdit ediliyorlar.

Bir Kurban Bayramı’nda 5-10 kurban keserek bir sığınma evindeki bütün Suriyelilere ziyafet çekme teklifimiz Alman idaresi tarafından reddedilmiştir.

Avrupa’da mabetler dolmuyor ki, siz Çamlıca’da kilise ve havraya kimi göndereceksiniz? Bizim evlatlarımızı mı?

Londra’da imamlık yaptığım cami eski bir havra idi. Yine bir sürü kilise cami oldu. Bütün bunlar cemaatsizlikten oldu biliyor musun?

Ancak Avrupalılar bir karar aldılar. Müslümanlara artık cami yapmak için kilise ve havra satılmayacaktır. Bir kilise veya havrayı meyhane, kerhane, pavyon yapabilirsiniz, amma cami yapamazsınız. Satış anlaşmasında bunları yazılı bulursunuz.

AVRUPA’DA KAYBOLAN SURİYE’Lİ ÇOCUKLARIN SAYISI 30 BİNE YAKLAŞTI

Şu an itibarıyle Avrupa’da kaybolan Suriye’li çocukların sayısı 30 bine yaklaştı. Sınırlardan giriş kayıtları var, ama çocukların kendileri yok. Bu kayıp çocuklar kız ve erkeklerden oluşuyor.

camlica-camii-camlicanin-omuzuna-vurulmus-cirkin-dovme-diyen-cucane-cundiogluna-reddiye-650x365

İdarecilere sorduğumuzda “Nerede olduklarını bilmiyoruz” cevabını alıyoruz. Yani üç maymunları oynuyorlar. Ben biliyorum dedim onlara. Ve tek tek saydım:

SURİYE’Lİ ÇOCUKLAR NEREDE?

  • Bu çocukların büyük bir kısmı FUHUŞ MAFYASININ elinde,
  • Bir kısmı ORGAN MAFYASININ elinde,
  • Bir kısmı KİLİSE ve koyu HIRİSTİYAN AİLELERE verilmiş,
  • Az bir kısmı da SUÇ MAFYALARININ eline düşmüş durumda.

Senin o adına HAVRA dikmeye kalktığın Yahudiler var ya! İşte onlar dünyanın en büyük SUÇ MAFYALARINA sahipler. Filistin’deki Gayr-i Meşru Yahudi İşgal Devleti İsrail’e asker ve katil üretme çiftliği gibi çalışıyor bu suç mafyaları.

Çocukları çalıyor, büyütüyor ve; “Sizin ana-babalarınızı bu Araplar öldürdü. Onlardan öcünüzü almak zorundasınız.” telkinleri ile birer katil haline getiriyorlar.

AVRUPA’DAKİ KERHANELER PAPA’YA BAĞLI

Avrupa’daki BÜTÜN KERHANELER de VATİKAN’AKİ PAPA’YA bağlı. Bunu Polonya devlet adamları itiraf etmiştir. Yirmi yıl önce Avrupa Devletleri papa ile anlaşma yaptılar. Hıristiyan kadın ve kızları genelevlerden kurtarma, Müslüman ve Afrikalı kadınları fahişe yapma kararı aldılar.

Senin Çamlıca’da kuracağın kilisede senin çocuklarını Hıristiyan yapacaklar. Eşini kandıramalarsa da belki de kızlarını ve torunlarını fahişe yapmak için ellerinden geleni yapacaklar. Çünkü o Yahudi ve Hıristiyanların kanını biliyorum. Allah bana lutfetti de onların ne mal olduklarını öğrendim.

Senin Çamlıca’da kilise yaparak ödüllendirmeye kalktığın o hıristiyancıkların var ya. Ceplerine para doldurup –adını veremiyeceğim- uzak bir ülkeye giderek 3 ile 17 yaş arası kız ve erkek çocukları sömürerek aç bıraktıkları ana-babalarından satın alarak tecavüz ediyorlar. Ancak Suriyeli çocuklar ayaklarına kadar geldi. Artık Avrupa’nın paraları da evlerinde kalacak.

Sen ağzını açıp “Ey Hıristiyanlar! Dinimizden, topraklarımızdan ve insanlarımızdan elinizi çekin!” diye bağıracak yerde, havra ve kilise yapalım diye haykırıyorsun. Senin kanına tükürsünler emi!

Duyuyur musun beni?

SIĞINMACILARI HIRİSTİYAN YAPIYORLAR!

Bunu daha iyi anlamanız için size bir misal vereyim:

Berlin’de büyük bir kilisenin papazı 5 yıl önce, “Bizim 130 kişilik cemaatimiz vardı. Suriyeliler geldikten sonra 650 kişi oldu” demişti. Siz de mi aynı şeyi söyletmeye çalışıyorsunuz?

Zahmet olmazsa, bana şu 3 din hikayesini bir anlatsanız, yani ispat etseniz de ben de sevinsem. Yoksa, ben size CIA raporlarından Batı’nın bizim eli kalem tutan insanlarımızı Kunta Kinte olarak nasıl kullandıklarını anlatmak zorunda kalacağım.

camlica-camii-camlicanin-omuzuna-vurulmus-cirkin-dovme-diyen-cucane-cundiogluna-reddiye-650x331

YAHUDİLİK VE HIRİSTİYANLIK HAK DİN DEĞİLDİR

Allah Teâlâ “Kim İslâm’dan başka din ararsa, bilsin ki, bulduğu din asla kabul edilmeyecektir. Ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.”(3 Âl-i İmran 85) buyurmuşken, siz hem yeni dinler uydurun hem de Allah Düşmanlığı’nda batıl dinlerin ibadetgah/karargahlarını kurup benim evlatlarımı o dinlerin müdavimi yapmanın yollarını arayın.

Bravo sizlere! Dolu dolu bravo. Alkışlanmaya ihtiyacınız var.

Önceki kitaplar Kur’an-ı Kerim’in inişiyle ortadan kalktılar. Ehl-i Kitap nerede kaldı dersiniz? Bugünkü Yahudilik ve Hıristiyanlık tahrif edildiği için tedavülden kaldırılmış Tevrat ve İncil’in sahteleri ile kurulmuş Batıl Dinler olmasınlar!

Yine de biz onların hiçbir düşmanlığa ve ihanete kalkışmadıkları müddetçe ibadethanelerine ve kendilerine dokunmayız. Ancak!.. Allah’a, Allah’ın dinine ve inananlara karşı savaşa ve ihanete kalkışmaları halinde herşeylerini başlarına geçirmekle emrolunduk. Mescid-i Dırar’ın yıkılması bunun delilidir. Lakin biz yine de sabrediyor ve bütün yaptıklarına katlanıyoruz.

İslam adına mürekkep yalamış biri olan sana artık katlanamıyorum. Sözlerin en azılı kafirlerin sözlerinden daha acı ve tehlikelidir. Çünkü kafirin hiçbir sözü benim insanımı yoldan çıkaramaz, ama senin bir sözün binlerin imanlarını çalmaya yeter. Bu yüzden sana olan düşmanlığım kafire olan düşmanlığım kadar büyüktür.

ÜÇ DİNİ SEN NEREDEN BULDUN?

“Üç büyük din” derken, siz Allah Teâlâ’nın Hz. Adem’den beri gönderdiği kitapların son dördününün ifade ettiği manayı “din” olarak mı anlıyorsunuz?

Kitapların birbirinin devamı olmasını, en bariz ifadesiyle de öncekileri içine alan son kitap Kur’an- Kerim’i kabullenmekte zorlanıyor musunuz? “Üç büyük din” demenizden ben bunu anlıyorum. Büyük Kitaplar ayrımına din gözü ile bakıyorsanız, size göre dinlerin sayısı dört olmalı değil mi? Davud (a.s.)’a da büyük kitap olarak ZEBUR verilmedi mi? Nerede SABİİLER?

Allah Teâlâ’nın emriyle bütün peygamberlerin aralarını ayırmazken, bütün kitapları tefrik etmezken, nereden çıktı bu ‘dinler’ ayırımı, yani din çoğaltması? Kur’an ve Sünnet bu anlayışa ne diyor acaba? Bu konularda kalem oynatmış bir adam olarak sizin bir cevabınız var mı?

“Hz. Adem (a.s.)’dan beri bütün peygamberlerin dini İslam’dı” diyeceğiz, ama bu kabul birden bire “Üç büyük din” diye değişiverecek. Bu anlayışın altında bir savrulma mı yatıyor, yoksa ihanet mi?

camlica-camii-camlicanin-omuzuna-vurulmus-cirkin-dovme-diyen-cucane-cundiogluna-reddiye-650x313

Ha!.. Size, kurulan sözde cumhuriyetin Yahudi ve Hıristiyan düşmanlarımıza yazdırdığı Semavi ve Semavi olmayan dinler katagorisinin batıl olduğunu söylesem, Allah Düşmanları’ndan önce siz mi isyanı basacaksınız?

Mesele korku ve nema mı?

Allah’dan başka kim ve neden korkarsanız, Allah onu başınıza bela etmeden canınızı asla almayacaktır.

Birilerinden nemalanmak için bu “ihanete evet” diyorsanız, bir gün ölmeyecek misiniz? O kazandıklarınızı sırtınıza yükleyip mezara mı götüreceksiniz.

33 yıllık gurbetteki sürgün hayatımda küffar bizi törpüledi, eritti, yok olma noktasına getirdi diye hayıflanıyorduk. Fakat o küffar öz vatanımızdakileri daha da kötü bir hale getirmiş. Dönüşümüzde lime lime olmuş dimağlarla karşılaştık.

Sokaktaki diye anılan o cahil insanlar bile kendilerine son derece hakim ve tabanları üzerinde duruyorlar. En çok kayıp okur-yazarlardan. O sokaktakilerin bir adam bulduklarında sordukları basit soruları bile bana sözde akademisyen, ilahiyatçı ve allame gözükenlerin ipe sapa gelmez sözlerinden daha bir tutarlılık ifade ediyor. Onların basit sorularına alıştım, ama sizlerin berbat anlayışlarınızı ifade eden söz ve yazılarınıza asla alışamadım. Allah beni bu ihanetlerinizi hoş görmekten ve kabul etmekten korusun.

Üç büyük din! Bu ifadeyi, Allah bir anlık konuşma melekesi verse de en hakir gördüğümüz bir hayvana sorsak nasıl olur acaba? Kabul mü eder, yoksa benim yaptığım gibi hiddetlenir mi? Sanırım en basiti yüzünüze bön bön bakar ve acı acı gülerdi.

Siz de mi bana realiteden söz edeceksiniz?

Realite kendimizi avutmak için uydurduğumuz ve Allah’ı kandırmak için imar ettiğimiz bir cehennem, hakikatten kaçış için kullandığımız bir yol olmasın.

Bugün Lûtîlik bir realite! Faiz yemek bir realite! Hayvanlar gibi yaşamak bir realite! İhanet bir realite! Hırsızlık bir realite! Hadi buyurun…

Hz. Adem (a.s.) hariç bütün peygamberler o realitelerin çoğaldığı, yani her türlü kötülüğün ayyuka çıktığı anda gelmiştir. Bütün peygamberler bugün bize realite diye yutturulan kötülüklerden insanları kurtarmak için gönderilmiştir.

DAHA İLERİ GİTME DUR DÜCANE CÜNDİOĞLU

Kur’an-ı Kerim ile haşır neşir olan sen bana bu kadar basit anlayışla gelirsen, ben bir anda isyanı basar ve karşına dikilirim. İlk sözüm “orada dur!” olur. Ve oldu da.

Yeter artıki orada dur Dücane Cündioğlu!

Ben, sen dahil birçok mürekkep yalamış insanların bu ani düşüşlerini anlamaya çalışırken, Allah Teâlâ yine benden yardımını esirgemedi ve bana bütün çıkmazlarınızı öğrenme, kavrama ve anlama nimetini verdi.

Şia, Goldziher ve arkadaşları derken, esas mesele CIA’in mahzenindeki raflardan bana el salladı. Bizzat yazılı metinlerden söz ediyorum. Dedi kodudan söz etmiyorum. Bizdeki inkarcı çevrelerin bütün hal, hareket, tavır ve sözleri o raflardaki raporlarda kayıtlı. Sadece ABD’nin İslam’ı yıkmak için her yıl ayırdığı 17 milyar dolarlık bütçeden söz etmedim daha. Buraya girersem, birçok beyin patlayacaktır.

Nemalananlar “eyvah ifşa olduk” diyecekler. Nemalananların cafcaflı sözlerine kuru kuruya inananlar da “eyvah aldatıldık” diyerek dizlerini döveceklerdir.

Gün geçtikçe düşüyorsun Dücane Cündüoğlu. Hele şu Osmanlı ve sözde Cumhuriyet karşılaştırman yok mu! Fikir fahişeliğinin beden fahişeliğine dönüştüğü bir noktayı canlandırıyor beyinlerde.

Bu sözleri bir dinsizden duysam, güler geçerdim. Fakat senin gibi mürekkep yalamış birinden duymak en basit ifadesiyle kahrediyor insanı. Altı nesil boyu yakamızı bırakmayan ihanetlerle dolu bir asrı bana güzel gösterecek olan en son insan sen olmalıydın.

camlica-camii-camlicanin-omuzuna-vurulmus-cirkin-dovme-diyen-cucane-cundiogluna-reddiye-650x705

ALTI NESİL BOYU ZULÜM GÖRDÜ BENİM AİLEM!

Senin Cumhuriyet anlayışını birer misal ile anlatmaya çalışayım:

  • Her türlü ihaneti iliklerinde yaşayan büyük dedem…
  • Şapka giymemek için köyünden dışarı çıkmayan Çanakkale gazisi dedem…
  • Varlık vergisinden eksik çıkan iki kilo fasulyeyi hapise girmeme adına zamanında yerine yetiştirmek için 60 kilometre yolu yürümek zorunda kalan babam…
  • Daha çocukken hapsedilip aç bırakıldıktan sonra Kur’an Kursu kapatılarak Kur’an’ı Kerim’i elinden alınan ben…
  • Tesettürü yüzünden olmadık zulmü gören kızım…
  • Altı nesil boyu darbelerle uyanıp işkencelerle uyumaya mecbur edilen bir ailenin son darbe mağduru üç yaşındaki torunum.

Yetmedi ise biraz daha açayım.

Senin övgü ile söz ettiğin dönemde büyük dedem 2, dedem 4, babam 4, ben 5, oğlum 2 ve torunum bir darbe gördü/gördük. Darbe girişimlerinden söz etmiyorum bile.

Bütün dede,nine baba, anne, bacı, kardeş ve torunlar aynısını yaşadılar.

Üç mabed ve cumhuriyet üzerine yaptığın geyik muhabbetleri sana ne kazandırıyor doğrusu merak ediyorum!

Bu kadar izzet ve ikramdan sonra inkara yönelecek ne vardı ki? Bir Müslüman için Allah düşmanlarına göz kırpmanın bir sebebi de olamaz. Biz ya adam gibi yaşar, ya da şerefimizle ölürüz. İnandığımız ahiretin yaratıcısı Allah bize bunu emreder.

Aslında bu kadar fazla söze gerek yoktu, ama belki anlaşılmayız diye bu kadar söz söyledik.

Seni de mi kaybettik Dücane Cündioğlu demek yeterli olmalıydı tek cümle ile.

Bilmem anlatabildim mi?

Nedense ben sende bir cami düşmanlığı görüyorum desem yanlış olmaz sanırım. Bu tavrının sebebini de anlayabilmiş değilim. Düşman olman gereken binlerce ihanet, yanlış, kötülük varken bütün Allah Düşmanları gibi “cami duvarına pisleme” tavrını anlayamıyorum.

camlica-camii-camlicanin-omuzuna-vurulmus-cirkin-dovme-diyen-cucane-cundiogluna-reddiye-650x481

MERAK ETME! BUDİST KEŞİŞLERİNDEN FARKIN YOK!

“Bir budist derviş olaydım, hayvanların sırtlarını dağlar gibi, Çamlıca’nın omuzunu o çirkin dövmeyle dağlayacaklarının farkında bile olmayan ekabiri engellemek amacıyla ve hem de halkımı bu utançtan kurtarmak niyetiyle, hiç tereddüt etmeksizin, üzerime benzin döküp kendimi yakmak isterdim.”(1)

Bu sözler sana ait değil mi Dücane Cündioğlu?

Kendini yakmak için “Bir budist derviş” olmana gerek yok. İmanen kendini yaktıktan sonra bedenin bir hükmü de yok.

O Budist dervişlerin(!) yıllardan beri Arakan’da soykırım yapıyor. Müslüman kadınlara tecavüz edip öldürüyor. Kameraların önünde Müslüman boğazlıyor. Arakan’da bir millet yok oldu. Ve sen o budistlere mersiyeler düzüyorsun. Sen ne ayaksın ne adam?

Camlıca Camii “Çamlıca’nın omuzunu(nda) o çirkin dövme…” ve “bu milletin utancı…” öyle mi? Ve biz “hayvanların sırtlarını dağlar gibi, Çamlıca’nın omuzunu o çirkin dövmeyle dağla”dık öyle mi? Cami inşa ettiğimiz için de “Firavun” olduk, öyle mi?

Çamlıca Camii’nin yanına havra ve kilise inşa etseydik, Çamlıca çirkin dövmeden, bizler de “Firavun” olmaktan kurtulacak mıydık senin gözünde?

Ne diyeyim?

Allah belanı vermiş, başka söze hacet yok Dücane Cündioğlu!

Muhammed Mücahid Okcu

 

Kaynaklar:

 

 

Dücane Cündioğlu’nun Çamlıca Camii Düşmanlığı yaptığı günlerde grubu tarafından yayınlanmış şiiri. Yazılarında şiirden daha büyük bir düşmanlık yer alıyor.

ÇAMLICA’DA ÜÇ MABED

“Çamlıca’da üç mabed: bir cami, bir kilise, bir havra.

Düşlüyorum.

Kendimce.

İstanbul’u selamlayan üç büyük dinin üç mabedi.

Allah’ın adının anıldığı üç ev…

İslamofobia’nın çirkin tahriklerine verilebilecek en güzel cevap!

Daha kapsayıcı, daha kuşatıcı, daha arifane bir mukabele!

İstanbul… ya doğu, ya batı karşıtlığının çözüldüğü yer!

Cenderenin aşılabileceği tek yer!

Çünkü hem doğu, hem batı.

Üstelik ne doğu, ne batı.

İstanbul, üzerinde birleşilebilecek o bir tek ‘kelime’nin şehri!

Hakikatin.

Şefkatin.

İstanbul… Rahman’ın sinesi.

Alemlerin rabbinin.

Tüm esma’nın kalbi.

Elimde değil, ürperiyorum.

Kendimce.

Çamlıca’da üç mabed… üç siluet… cami, kilise, havra…

Kucaklamak çok mu zor, bir “emin belde” olmak mesela?

Tüm sakinlerine.

Ehl-i Kitab’a.

Lütfen, bu sefer olsun ses ver ey İstanbul!

Sırf bizim için değil, kendin için de.

İstikbalin için.

İnsanlık için.”

 

20th June 2018, Dücane Cündioğlu Simurg Grubu tarafından yayınlandı

 

http://ducanecundioglusimurggrubu.blogspot.com/2012/09/camlicada-uc-mabed.html