Çiçeği burnunda başkanın ilk icraatı mı ilk ihaneti mi?

ihsan-senocaki-gorevden-alan-diyanet-800X400Batı’nın yarım asırlık proje olan adama… İlkokul üçten terk şişirme alim İslam Düşmanı zavallıya… ABD’nin kucağına oturmuş ve Luti olduğunu ilan edecek olan öğretmeni infaz ettiren gözü dönmüş alçağa… Efendilerinin gözünden düşmemek için Türkiye’yi onların adına işgale kalkışan bir vatan hainine… Ta Okyanus ötesinden katliam emri veren Pensilvanya İhanet Çetesi PİÇ lideri F. Gülen’e mürit olan ve “dinde reform” anlamına gelecek sorular soran koskoca Prof. Dr. M. Görmez istifa etti.

Görmez’in ihanetine olan üzüntü ve şaşkınlığımız sürerken yeni bir Diyanet İşleri Başkanı atandı. O Prof. Dr. Ali Erbaş’tı.

Daha adımını Başkanlık’tan içeri atmadan hakkında çarşaf çarşaf bilgi, belge ve resim saçıldı ortalığa. Katil FETÖ’nün eski derneği Kültürlerarası Diyalog Platformu (KADİP) yönetim kurulu üyeliği… Abant Toplantıları’nde boy göstermeler… Dinlerarası Diyalog İhanet Toplantıları’nda arz-ı endam görüntüleri… Firari FETÖ’cülerle boy boy resimler… Kilise ve Havralar’da papaz ve hahamlarla birliktelikleri… Adil Öksüz ve ve öteki katillerle kader birlikteliğini ortaya koyan daha neler neler vardı.

Bütün bunlar, bizim Ankara’ya yürüyüp onu kolundan tutarak o makamdan aşağı atmamız için yeterliydi. Fakat bunu yapmamız, hayatını ve ömrünü bu vatana adamış olan Koca Reis Recep Tayyip Erdoğan’a vefasızlık ve saygısızlık olurdu. O yüzden bundan vazgeçtik.

“Reis onu o makama getirdiyse bir bildiği vardır” gibi basit ve hazır bir basitliğin arkasına sığınmadık. Aksine Reis getirdiği gibi ihanetini görünce de onu kolundan tuttup kapı dışarı edeceğine güvenimiz tamdı.

Bekleyecektik.

Müstefi Başkan Mehmet Görmez, Diyanet’teki azılı Allah, Peygamber, Kitap, İslam ve Müslüman Düşmanı katilleri “Görmez” adına uygun olarak gerçekten görmemişti. Kendisine verilen liste ve isimleri adeta korumaya almıştı. Korumaya aldıklarının arasında benim bizzat eline künyesini verdiğim Kripto FETÖ’cü isim bile vardı. Sayın Erbaş’ın hangi icraatlarda bulunacağını bekleyerek görecektik. Selefinin izinden mi yürüyecek, yoksa onun icraatlarının tersini mi yapacaktı!ali-erbaş-620x620

Bekledik.

Doğan medyasının başını çektiği Oda TV, Birgün, Evrensel ve Sözcü gibi din düşmanı medyaya boyun eğmişti. Belki de onların hedef göstermeleri Diyanet’in beklediği, yani arayıpda bulamadıkları bir nimet oldu. Hangisi hangisine hizmet etti, onu bize zaman gösterecek. Hiçbir şey gizli kalmaz.

Ancak Erbaş’ın kafir ve katillere çevirmesi gereken kılıcını Müslümanlara çevirdiğini gördük. O Sevilen, dirayetli, namuslu ve yiğit bir vaiz olan İhsan Şenocak’ı açığa aldı.

Bu onun ilk icraatı mı yoksa ilk ihanet miydi!

Şaşırdık. Şaşırmaktan öte kan beynimize sıçradı.

Aslında bu yaptığı, hakkındaki şüphelerimizi pekiştirir mahiyetteydi. Ve bardak taştı.

Allah Düşmanı medya günler öncesinden linç kampanyalarına başlamıştı. Çiçeği burnunda yeni başkan Din Düşmanları’nın gazına geldi.

Tabii olarak linç kampanyaları sonuç verdi ve beklediğimiz ilk güzel icraat yerine ihanet kelimesinin manasına uygun olan kötü bir icraat gördük.

Bunu niçin ve ne adına yaptığını elbette soracağız. Sormadan önce bu icraatının gönüllerde açtığı yaraya bir bakalım:

  1. Diyanet Teşkilatı’na ihanet etmiştir. Eski Türkiye’ye uygun bir tavır ortaya konmuştur. Yani CHP ve darbeler dönemine…
  2. Ayet ve hadis okuduğu için zulme maruz kalan bir vaiz diğerlerine çok, ama çok kötü bir emsal teşkil edecektir. Bundan sonra herbir vaiz, imam ve müezzin Ayet ve Hadis okumaya korkacak hatta son verecektir. Verilen bu korku ile hakikatin üzerini örtme suçunu işleyecekler.
  3. Allah Düşmanları’nın zil takıp oynamalarına, onların kendilerinin güçlü olduklarına inanmalarına yaratacaktır.

Tabi ondan sonra da vargüçleriyle mazlumlara saldıracaklar. Pervasızca din düşmanlığı yapacaklar. Ne de olsa Diyanet onların arkasında olacaktır.

  1. Gözü, kulağı ve kalbi Türkiye’de olan 1.7 milyar Müslümana ihanettir.

Başımız dara girdiğinde bir çağrımız üzerine Türkiye’yi savunmak için yollara dökülecek milyonlarca Müslüman’ın varlığından eminiz. Hatta birçokları bunu bizim yüzüme karşı ifade etmişlerdir.

“Diyanet bir vaizi ayet ve hadis okuduğu için cezalandırmış” haberinin bize umut bağlamış insanların beyin ve kalplerinde hangi yaraları açtığını tahmin edebilecek misiniz? Ya onun vebalini…

  1. Bir taraftan bıyık altından kıs kıs gülenlerin bu sorumsuzca hareketin sonuçlarını aleyhte propaganda malzemesi olarak kullanacak olmalarına yardımcı olacak bir basitliğe imza atılmıştır.
  2. Birlik ve beraberliği yakaladığımız, vatan ve millet uğruna ölümü göze aldığımız şu zaman diliminde bu milleti derinden yaralayacaktır.
  3. Bu ülke insanlarını dinsiz imansız yapmak için her türlü ihaneti ve zulmü işleyen Kur’an ve Sünnet Düşmanları’na karşı sesi çıkmayan Diyanet’in bundan sonra bu milletin gözünde bir tapu Kadastro Müdürlüğü kadar bile değeri olmayacaktır. Suç milletin değil, milletin parasıyla saraylarda yaşayan ve Din düşmanlığı yapanlarındır.

Diyanet İşleri Başkanlığı cenk edecek düşman arıyorsa, bu ülkede çok düşman var. Bir kez olsun onlarla kapışsın da görelim. Tabii sıkmazsa.

Kendileri asit bir görevden alma hareketi gibi lanse etseler de, bunun böyle olmadını ben de biliyorum, onlar da biliyorlar. Diyanet’in kuruluş amacına uygun hareket var!..

Şu kısa zamanda İhsan Şenocak hocanın açığa alınmasıyla ilgili onlarca soru soruldu. Tabii cevap yok. Ancak çığ gibi büyüyen tepkiden rahatsız olan Diyanet, “Soruşturmanın selameti için açığa aldık” gibi yavan bir açıklamada bulundu. Sebep ile ilgili soruların taamamı yine muallakta kaldılar.

273Bu yürekli adam ile koca bir teşkilatın arasında dengesiz bir hesaplaşma mı var?

Hesaplaşma var mı yok mu bunu biraz erteleyerek basit üç soru soralım:

  1. 15 Temmuz Türkiye’yi işgal girişimi’nde bin talebesiyle savaş meydanına inmesinin FETÖ adına hesabı mı sorulmak isteniyor?
  2. Doğan Medyası başta olmak üzere Allah Düşmanı medyanın yayınları mı delil ve esas kabul edilerek Şenocak küfür adına cezalandırılmak isteniyor?
  3. Yine Allah Düşmanları’nın baskı ve tepkilerinden kendilerini kurtarmak için mi bir Müslüman hedef seçildi?

Ben, bu ve daha önce sorulan soruların cevaplarını acilen bekliyorum. Ali Erbaş ya da Diyanet hangi yüz kızartıcı veya İslam’a mugayir suçtan dolayı bir Müslümanı cezalandırmak istiyor, mutlaka açıklamak zorunda.

Eğer yukarıda belirttiğim kaygılardan dolayı İhsan Efendi cezalandırılıyorsa, yani FETÖ için, İslam Düşmanlarını memnun etmek için bir Müslümanın kellesi alınıyorsa, o zaman sayın başkan ve yanındakiler girecek delik arasınlar. Nerede olurlarsa olsunlar onları bulup bu ihanetin hesabını sorulacaktır millet. Bu millet dostunu da, düşmanını da asla unutmaz. Büyük infial var.

İhsan Şenocak, 15 Temmuz gecesi, öncesi ve sonrasında FETÖ KATİLLERİ’ne karşı takındığı o güzel tavrın hesabı sorulmak isteniyor derim, tabii bana sorulursa.

Sokaklardaki tepkilerden edindiğim intiba, İhsan Şenocak görevine iade edilecek, Ali Erbaş da layık olmadığı makamı terkedecektir. Allah Düşmanları’nı memnun etmek için Müslümanların kurban edilmesine kimse razı değil?

15 Temmuz Ruhu’nu taşıyan bu asil milletin evlatları FETÖ’ye bulaşmış bu başkanı, hele de bu görevden alma hadisesinden sonra hiç istemiyor. Ayıca bu hareketin hükümete karşı bir kumpas olduğuna inannaların sayısı hiç de az değil.

Diyanet İhsan hocayı hangi suça istinaden yargılayacak? Bu yargılama anında kimler müdahil olacak? Ayet ve Hadis okumasından dolayı ceza verilirse, Diyanet artık yerinde durabilecek mi? Ail Erbaş ve tayfası yerlerini koruyabilecekler mi?

En iyisi Ali Erbaş yanlışa son verecek ve İhsan Şenocak vazifesine dönecektir. Başka bir yolu yok!

 

Bekliyoruz!

azgin-azinliga-boyun-egdi-h1509233669-447c26