Ekonomik kriz değil, ekonomik ihanet var

ekonomik-kriz-degil-ekonomik-ihanet-var-800X400

En son söyleyeceğimizi en baştan söyleyelim olsun, bitsin. Böylece insanları bulmaca çözer gibi kendi kendilerini soru yağmuruna tutmalarından kurtarmış oluruz. Yani sözün özü şu:

Türkiye’de ekonomik kriz yok, aksine ekonomik ihanet var!

Hayır!.. Şaka yapmıyorum. Slogan atmıyorum. Algı operasyonundan hiç anlamam. Yalanla peynir gemisini yürütmek gibi bir huyum da yok. Sadece bildiğim, gördüğüm, duyduğum, hissettiğim ve yaşadıklarımı anlatmaya çalışıyorum.

Ekonomist değilim. Biraz mürekkep yalamışlığım var. Biraz da dünyayı görmüşlüğüm. İlahiyatçıyım ve İslam Ekonomisi’ne az çok vakıf olduğumu sanıyorum. Bu da bana dünya ekonomi sistemleri hakkındaki çerçeve bilgileri veriyor. Yani İslam Ekonomisi’ni biliyorsanız, beşeri ekonomilerde dönen yanlış çarkları ve bu çarkların ne getirip ne götürdüklerini görüp anlayabilirsiniz.

Sadede gelelim.

Ne demiştik? Türkiye’de ekonomik kriz yok, ekonomik ihanet var. Hem de Allah’ın razı olmayacağı, kulların da kabullenemeyeceği büyük bir ihanet var.

kriz-ynetimi-8-638

İŞTE EKONOMİK İHANETLERDEN BAZILARI

  1. “Ekonomistim” diyen bir takım adamlar, ekranlarda -söyledikleri ister gerçek olsun, isterse slogan olsun- ağızlarına geleni söyleme hatasına düşüyorlar. Bu yaptıkları ile yatırımcısından en alt tabadaki insanlara kadar herkese verdikleri korku, endişe, güvensizlik ile ekonomik ihanete imza atmış olmuyorlar mı?
  2. Parti liderleri veya parti elemanlarının ekranlara çıkıp “ekonomik kriz var” diye yerli yersiz ötmeleri bir ekonomik ihanet değil mi?
  3. Siyaset değil, politika adına kazanım elde etme ve rakiplerini alt etme uğruna yalan, iftira ve inkarları sıralayan parti liderlerinin bütün yaptıklarının arasında ekonomik ihanet yok mu?
  4. Muhalefet partilerinin yöneticileri ve milletvekillerinin düşman ülkelerden iktidara karşı savaşmalarını kendilerine yardım etmelerini, hatta iktidardan indirmelerini istemelerinin neticeleri arasında ekonomik ihanet yok mu?
  5. Parti liderleri, milletvekilleri, iş adamları, veya başkalarının Türkiye Hükümeti’ni yabancı ülkelere şikayet etmeleri siyasi ve ekonomik baskılara sebep olmuyor mu?
  6. Devletin sırlarını mevkii, makam ve para uğruna satan her kademeden hainlerin yaptıklarının arasında ekonomik ihanet yok mu?
  7. “Türkiye’ye ekonomik ve siyasi baskılar uygulayın.” diye düşman devletlerin eteklerini yalayanların yaptıkları hem ihanet hem de ekonomik ihanet değil mi?
  8. Bir takım parti lideri, milletvekili, terör örgütü, yazarı, çizeri, gazetecisi, ajanı ile diğer vatan hainlerinin yürüttükleri algı operasyonlarının neticeleri arasında ekonomik ihanet yok mu?
  9. Gezi’de olduğu gibi devamlı kargaşa çıkarıp şehirleri yakıp yıkan ve yakıp yıktıranların yaptıkları ekonomik ihanet değil mi?
  10. Her üç, beş , on, onbeş yılda bir yapılan darbe ve darbe girişimleri aynı zamanda birer ekonomik ihanet değil mi?
  11. Bir iş adamının elindeki parayı iş yeri kurup üretmek yerine faize yatırması ile bizi dışarıya mahkum etmesi ekonomik ihanet değil mi?
  12. Bir insanın çalışarak para kazanmak yerine elindeki parayı faize yatırıp yan gelip yatması, ekonomiye hiçbir katkı sağlamaması ekonomik ihanet değil mi?
  13. Çiftçinin elindeki arazisini ekip biçmesi, üretmesi yerine boş bırakması ekonomik ihanet değil mi?
  14. Fabrikatörün çürük, eksik ve hileli mal üretmesi ile hem ferdi, hem de milli ekonomiye zarar vermesi ekonomik ihanet değil mi?
  15. İnşa etsin diye eline verdiğimiz malzemeyi çürük, eksik, hileli ve yanlış inşa eden ustanın yaptıkları ile hem ferdi, hem de milli ekonomiye zarar vermesi ekonomik ihanet değil mi?
  16. Üretim yapanları ve inşa edenleri kontrol için maaş, makam ve yetki verdiğimiz adamların işlerini eksik ve baştan savma yapmaları, rüşvet alarak yanlışları görmezden gelmeleri ile hem ferdi, hem de milli ekonomiye zarar vermeleri ekonomik ihanet değil mi?
  17. Devletin en üst idarecisinden en alt katmandaki memuruna kadar olan insanların vazifelerini gereği gibi yapmamaları ekonomik ihanet değil mi?
  18. Tüketim mallarını stoklayarak fiyatların yükselmesine ve milletin fakirleşmesine sebep olanların yaptıkları ekonomik ihanet değil mi?
  19. Sırf daha fazla para kazanma uğruna tüketim mallarını stoklayıp sonra da çürüttükleri için çöpe dükmeleri ekonomik ihanet değil mi?
  20. Fiyatları yüksek tutmak için ürünleri doğrudan çöpe dökenlerin yaptıkları ekonomik ihanet değil mi?
  21. Düşmanlık ve kıskançlık yüzünden diğer insanların mallarına zarar verenlerin hem ferdî hem de millî ekonomiye verdikleri zararlar ekonomik ihanet değil mi?
  22. Allah Teâlâ ve O’nun Rasûlü Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in yasakladığı, fakat fert fert hepimizin yaptığımız israflar birer ekonomik ihanet değil mi?
  23. Ehil olmayanlara devlette makam ve mevkii verilmesi ve onların yanlış yönetimi ile devlet ve milletin zarara uğraması ekonomik ihanet değil mi?
  24. Rüşvet veren ve alan, milletin ve devletin mal ve arazilerini talan eden, soygun yapan, yolsuzluk yapan insanların bütün yaptıkları ekonomik ihanet değil mi?

İhanetler bu kadar değil. Fazlası var, eksiği yok. Ancak bunlardan bir tanesine olsun “Bu ekonomik ihanet sayılmaz ve ekonomik krizlerin anası kabul edemeyiz.” diyebilecek biri veya birileri çıkarsa, konussunlar lütfen. Dinlemeye hazırım.

ekonomik-kriz-degil-ekonomik-ihanet-var-650x360

EKONOMİK İHANETLERİN TOPLAMINDAN EKONOMİK KRİZ DOĞAR

Buraya kadar sağdığımız ve sayamadığımız bütün ekonomik ihanetlerin toplamı ekonomik krizleri meydana getirir. Bunu anlamak için ekonomist olmaya da gerek yok. Sadece düşünmeye ve yaptıklarımızın neticelerini anlamaya çalışalım yeter.

Ekonomik zorluklar için hükümeti veya devletin kurumlarını suçlamaya da gerek yok. Devleti ancak yapması gerekirken yapmadıkları için sorgulamak, yani görevlerini yerine getirmesini istemek bizim hakkımızdır.

Milletin herbir ferdi burada saydıklarıma sayamadıklarımı da ekleyerek bütün ekonomik ihanetlerden vazgeçecek. Yanlış yolda olan insanları bu ihanetlerden zorla da olsa vazgeçirmek zorundayız. Nihaî olarak da ekonomik ihanetlere giden bütün yolları kapatmaya gayret edeceğiz. Yani ekonomik krizleri oluşturan ekonomik ihanetleri toptan yokedeceğiz ki, haklı haksız, bilerek bilmeyerek, makam ve mevkii uğruna felaket tellallığı yapanlara fırsat kalmasın.

Bundan sonra kimse bana ekonomik krizden söz etmesin. Ekonomik ihanetlerden söz edebilirsiniz, ama ekonomik krizden asla. Ben artık ekonomik ihanetleri ortadan kaldırmadan “Ekonomik kriz” sözünü duymak istemiyorum.

Milleti keriz yerine koyma anlamına gelecek bir şekilde sabah akşam “Ekonomik kriz var” diye avaz avaz bağıranların iraptan mahalleri yok. Ancak ekonomik ihanetleri her yerde konuşabiliriz. Ekonomik krizleri de ilgili makamlarda konuşma iznimiz var.

Her konu lanet olası kameraların önünde konuşulamaz. Yerli yersiz, vakitli vakitsiz ötenlerin de susmaları hepimizin lehine olur.

Kimsenin benim aklım, canım ve malım ile oynamaya hakkı yok. Ekonomik ihanete tevessül edenlere düşman olduğum kadar ekonomik ihanetleri unutup moralimi bozmak için devamlı ekonomik krizden söz edenlere de düşmanım.

Bunu da itiraf etmiş olayım.

Ekonomik ihanetlerden kendimizi ve ülkemizi temizleyelim ki, eknomik krizlerden bahsetme hakkımız olsun. Bütün ihanetlerden arındırılmış bir ülkede ekonomik kriz vukû bulursa, o zaman her şeyi konuşma hakkımız olur. İşte o zaman ülkeyi iyi yönetemeyenleri yerden yere vurma hakkımız olur. 

Bir şey daha.

Yukarıda saydığım ve sayamadığım ekonomik ihanetlerin bize açtığı yıllık, aylık, haftalık, günlük, saatlık, dakikalık, hatta saniyelik zararını hesap edecek bir babayiğit varsa, lütfen çekinmesin ve hemen buyursun. Onun alnından öpmeye hazırım.

Haksız mıyım?

Selam ve dua ile…

Muhammed Mücahid Okcu

www.muhammedmucahid.com