Fethullah Gülen’e Açık Mektup

gulene-acik-mektup-650

Bu mektup 19. Ekim 2014 tarihinde www.mucahidokcu.blogspot.de adresini taşıyan sayfamda yayınlanmıştı.(1) Yani bu mektup yeni değil. Ancak Pensilvanya İhanet Çetesi (PİÇ) lideri ve yine o katilin katil tebası akıllarını başlarına devşirmedikleri için bu mektubu yeniden yayınlamayı uygun gördük. Umarız faydalı oluruz.

Allah Teâlâ’nın kulu Muhammed Mücahid Okcu’dan, FETÖ Lideri Fetullah Gülen’e…

İfşa oldunuz. Yaptıklarınız, yapmak istedikleriniz, hatta kalplerinizde sakladığınız süfli emelleriniz bile herkese ayan oldu.

Daha önce 7 Şubat 2012 ve Taksim Gezi Parkı Darbesi’nde de arz-ı endam etmiştiniz. O darbe girişimlerinde de başarısız olmuştunuz. Son darbe girişiminde de hezimete uğradınız. Yani 17-25 Aralık Darbe girişiminizde tam bir fiyasko ile sonuçlandı.

Her seferinde olduğu gibi bütün şer güçlerini; ABD’yi, Siyonistleri, Vatikanı, AB’yi ve diğerlerini arkanıza almıştınız bu son darbe girişiminde de. Başarılı olsaydınız, 31 Mart 2014 sabahı başbakanı evinden alıp idam sehpasına ya da zindana götürecektiniz. Fakat olmadı.

Yaptıklarınızın üzerinden aylar geçmesine rağmen hâlâ yıkıcı faaliyetlerinize devam ediyorsunuz. Bunun size ne kazandırdığını veya neler kaybettirdiğinide bilmiyorsunuz sanırım. Sadece şu son kalkışmanızda ülke dünya kadar zarara girdi. Ülke ekonomisi en az  % 10 küçüldü, fakat bu küçülme halka % 50 olarak yansıdı.

Hiç düşünmediniz mi?

Millet şu son iki darbe girişiminizin şokunu atlatamadan üçüncüsünü devreye soktunuz. Herkes yıprandı, herkes yıkıldı. Kimsenin bir diğerine güveni, hatta kendisine güvenleri kalmadı yurdumun insanlarının. Bize güvenen, bize umut bağlayan masum bir çok devlet ve insanın umutlarını çaldınız, hayallerini yıktınız.

Hiç içiniz burkulmuyor mu?

Tabanınız!.. Sizi hayallerinde büyüten, sizi bir annenin çocuklarını beslemesi gibi besleyen, karın tokluğuna size hizmet eden tabanınıza yazık ettiniz. Onları bir kez beyinlerini yıkayarak, emeklerini sömürerek, ahiretlerini ateşe atarak yıkmıştınız. Bu kez onların vatanlarına kastederek bir kez daha yıktınız. Onlar şimdi umutsuz, beyinleri iğfal edilmiş, güvenleri yıkılmış, hayalleri yok edilmiş, cepleri boşaltılmış olarak sanki sokakta kalmış birer çocuk gibiler.

Onlara hiç acımadınız mı?

Şimdi o zavallı taban üçe ayrıldı, bunu siz de görüyorsunuzdur.

Birinci Grup: Bu grupdakiler tüm şer güçlerini arkanıza alıp bu vatana saldırdığınızı gördüler ve restlerini çekip ayrıldılar. Herbiri sohbet esnasında sizlerin “nasıl bu kadar acımasız, nasıl bu kadar vatan ve millet düşmanı, dahası Allah ve Peygamber düşmanı olabileceğinizi anlamadıklarını” ifade ediyorlar.

İkinci Grup, annesini kaybetmiş bir çocuk veya bir kuzu gibi sağa sola kuşuşup duruyorlar. Bazen ihaneti görüp uzaklaşmaya çalışıyor, bazen de bu bir rüya, böyle olamaz diyerek kendilerini teselli etmeye çalışıyorlar. Bunların da sizlerin gerçek niyetlerinizi görüp kapıları çarpıp sizleri terketmeleri an meselesidir.

Üçüncü Grup ise yine eski teslimiyete veya uykularına devam ediyor. Onlar, “Abilerimiz, şunu şunu dedilerse, bir bildikleri vardır. Şunu şunu yaptılarsa bir düşündükleri vardır” masalının arkasında oynayıp duruyorlar. Bunlar, iflah olmaz bir hipnozun dairesi içierisinde vakit geçiriyorlar.

“Dini bir kuruluş değiliz” demenize rağmen sizler bu milletin evlatlarını Allah Teâlâ’nın dinini kullanarak hipnotize etmişsiniz. Yalan demeyin siz ben kırk yıla yakın bir zamandan beri tanıyorum.

Taban size “madem siz dini bir kuruluş değilsiniz, bizim beyinlerimizde ne diye boza kaynatıyorsunuz” dediği gün bitersiniz.

Hoş!.. Zaten şu an bittiniz. Akrep gibi kendi kendinizi zehirlediniz. Harakiri yaptınız. Dahası intihar ettiniz. Sizin kendinize yaptığınızı dünya bir araya gelse yapamazdı.

Çünkü herkes sizi sevmişti. Çünkü herkes birer Gülen Cemaati Üyesi olmaya hazırdı.

Bir gubetçinin deyimi ile siz bir Gülen Cemaati değil, bir “Gülenizm Terör Örgütü” olduğunuzu kendi elleriniz ve dillerinizle ifşa ettiğiniz gün bittiniz.

Abdurrahman Dilipak “17 Aralık Darbe Girişimi pahalı ama güzel bir tecrübe oldu” diyor.

Siz büyük bir suç işlediniz. Anadolu insanının iftiharı olan bir başbakana, ve hükümetine karşı darbe yapmaya kalktınız. 1,7 milyar Müslümanın dualarla andığı insanlara karşı adı konulmadık savaşa kalkıştınız. Dahası ezilmiş, köleleştirilmiş, hürriyetleri ellerinden alınmış masum devlet ve insanların umutla baktığı bir başbakana karşı saldırıya geçtiniz. Fakat evdeki pazarlığınız çarşıya uymadı.

Siz daha büyük bir suç işlediniz. Bu vatana ve evlatlarına savaş açtınız.

Bundan sonra bir şeye karar vermeniz gerekiyor: Adınızı ve savaşınızın adını koymalısınız. Yaptıklarınızın adını koymanız gerekir. İnsanlık adına bunu yapın, mertlik adına bunu yapın. Adınızı koymakla başlayın işe.

Mantıkta kural ikidir, fakat biz bir üçüncü yolu size gösterelim:

a.  Darbeye bir başka milletin bireyleri olarak kalkıştıysanız söyleyin, sizin için savaş hukukunu işletelim ve gereğini yapalım.

b.  Yok eğer siz bu darbeye bu milletin birer bireyi olarak kalkıştıysanız söyleyin, darbe hukukunu işletelim ve sizleri vatan hainliği ya da vatana ihanet suçu ile yargılayalım.

c.  Ya da pişman olduğunuzu söyleyin, tevbe edin, milletten, dahası bütün müslümanlardan ve köleleştirilmiş toplumlardan özür dileyin.

Bunun için:

1.  Allah Teâlâ’ya, O’nun Rasulü’ne, Kur’an’a, Sünnete, Müslümanlara ihanetten vazgeçtiğinizi ilan edeceksiniz.

2.  İslam Dini’ne ve kurumlarına karşı olan inkar, karalama ve yıkma faaaliyetlerine son vereceksiniz.

3.  Sözlü, yazılı ve görüntülü ve diğer tüm yıkıcı faaliyetlerinize son vereceksiniz.

4.  7 Şubat 2013, Gezi Parkı ve 17-25 Aralık 2013 Darbe girişimlerinizin nedenlerini açıklayacaksınız.

5.  Bu darbe girişimlerinde size yardım eden, size ortaklık yapan dahili ve harici kişi, kurum, kuruluş, ve devletleri açıklayacaksınız.

6.  Kuruluşunuzdan beri sizden ayrıldığı için, veya size karşı olduğu için ölüm, hapis, mal varlığını yoketme, işkence, zulüm, dayak, itibarını yoketme gibi cezalara çarptırdığınız kişileri açıklayacaksınız.

7.  Yine kuruluşunuzdan bugüne kadar yaptığınız, yoksuzluk ve hırsızlıkları ve bunların miktarları ile o para ve malları nerelere harcadığınızı açıklayacaksınız.

8.  Her üç darbe girişiminde devlete ve millete verdiğiniz zararları ve yaptığınız yolsuzluk, usulsüzlük ve soygunlarda elde ettiğiniz mal ve paraları sahiplerine ödeyeceksiniz.

9.  Sizlere ters düşen, ya da sizlerden ayrılan erleklerden kaç tanesinin kadın ve çocuklarını ellerinden aldınızı, size kölelik yapmayan kadınların kaç tanesinin yuvasını yıktığınızı ilan ve onların zararlarını telafi edeceksiniz.

10.  Son olarakda bir daha bu millete karşı asla ve asla hiçbir kalkışmada bulunmayacağınıza yemin edip söz vereceksiniz.

Buraya kadar yaptıklarınızdan sonra bu şartlara evet deme erkekliğini ve erdemini göstermeniz halinde bu millet sizi yine bağrına basmaya devam edecektir.

Siz şu son darbe girişiminden sonra “Terör Örgütü” olarak anılmaya başladınız. Alınlarınıza kendi ellerinizle sürdüğünüz o kara lekeyi temizlemek yine size düşer.

Demek Savaşa Devam

Siz Fethullah Gülen; “Ok yaydan çıktı bir kere. Bu safhadan sonra geri dönüş ‘yok olmamız’ anlamına gelir. Onun için tüm imkanlar kullanılarak taarruz tek yoldur. Önümüze kim çıkarsa ezip geçeceğiz. Seçimlerde yüzde 65 ile bile gelseler, dosyalarla götürmek zorundayız. 44 yılda ördüğümüz hırkayı ‘buyrun siz giyin’ diyecek değiliz.” diyor ve bu vatanın insanlarını kardeş katili olmaya teşvik ediyorsunuz. Bununla da yetinmiyor, istenilen sonucun alınması için “Komünist, faşist, Alevi ve CHP’li farketmez herkesle ittifak edin” talimatı veriyorsunuz.

Ben bugüne kadar böyle bir insan türü, dahası müslüman türü, mantalitesi, izanı görmedim. Kusura bakmayın ama, bu kafa olsa olsa Şaron gibi, Lenin gibi, Bush gibi insanlarda bulunur. Size ne oldu ki, bu Allah’a, Rasulullah’a, Kur’an’a, Müslmanlara, elimizde kalan son toprak parçamız olan bu vatana düşman oldunuz? Hep düşmandınız da bizler mi anlayamadık?

Sahi “Komünist, faşist, Alevi ve CHP’li farketmez herkesle ittifak edin” de ne demek?

Muhammed Mücahid Okcu

(1) http://mucahidokcu.blogspot.de/2014/10/fethullah-gulene-acik-mektup.html