İnkarcıların dilinden düşmeyen hadis: Kadınların dini ve aklı eksiktir

kadinin-dini-ve-akli-eksiktir-800x400İnkarcıların önce tahrif sonra inkar ettikleri cevabı içinde olan Hadis

İlim adamı sıfatı ile ortaya çıkan sözde ilahiyatçı ve akademisyenler ayet ve hadisleri önce tahrif, sonra da inkar ediyorlar. Bu inkarlarında iki delilleri var. Birincisi Yahudi ve Hıristiyanlardan oluşan Allah Düşmanları. İkinci delilleri de beş kuruş etmez akıllarıdır. Yani nefisleri…

CEVABI İÇİNDE OLAN HADİS: KADINLARIN DİNİ VE AKLI NEDEN EKSİKTİR

Elif görse mertek zannedecek olan bir Kur’an ve Sünnet Düşmanı Caner Taslaman’ı daha önce ikaz ettik. Fakat bizi sosyal medyada engelleyerek cevap verdi. Yani bundan sonra bu İslam Düşmanı adama ne söylersek haketmiş demektir.

Bu adam utanmadan “Kadının dini ve aklı eksiktir” diye hadis uydurulmuş” diyerek düşmanlığını ilan ediyor. O kadar şerefli bir adam ki, hadisin tamamını okumuyor. Tabii onu konuşturan televizyoncu da müdahale edip, şu hadisin tamamını oku. Aslını oku diyemiyor.

Bakıyoruz da, hiçbir Kur’an ve Sünnet Düşmanı, Hadi-i Şerif’in tamamını okumuyor. Eğer okurlarsa, ne kadar İslam Düşmanı olduklarını ifşa etmiş olacaklardır. Hadisin tamamını koumaları halinde dinleyen okuma yazma bilmeyen insanlar bile onların yüzlerine tüküreceklerdir. Çünkü hiçbir kimse tahrif, iftira ve düşmanlığa izin vermez. Konu bir de Kur’an ve Sünnet olursa…

Daha önce İsrafil Balcı adını taşıyan bir prof. akademik kariyerine uygun(!) olarak yayınladığı ve sizin de gördüğünüz karikatür resimde şöyle diyor:

“Kadının aklı ve dini eksiktir” (Ebu Davud 4679; Müslim, İman 132 (79); Buhari, Hayız 6.)

Bizim akademisyenimize göre bu hadis uydurma! Bir peygamber kadına nasıl aklı kısa ve dini eksik der? Bu durumda bu hadis uydurmadır ayağına yatıyor bay Balcı!..

Kendi markasına yakışır bir şekilde hadisin tamamını verse, o zaman “bu hadis uydurmadır” iftirasını atamayacaktır. Onun zaten aklından başka hiçbir konuda delili yoktur ve olmamıştır da. Burada da aklına göre hüküm veriyor.

Onun genç ve eğitimsiz dimağları Allah yolundan saptırmak için hadisin tamamını anlatmadığını düşünmek zorunda kalıyoruz. Çünkü bizim cevap almak için soracağımız soruların tamamının cevabı hadisin içerisindedir.

Bay prof. bir yandan da bizi yanlışa sürüklemenin hesabını yapıyor olmalı ki, okuma yazması olmayan bir insanın davranışını sergilemekten geri durmuyor.kadının-aklı-ve-dini-eksiktir-650

İŞTE O İÇERİSİNDEN DÖRT KELİME SEÇİLİP HADİS DİYE BİZE SERVİS EDİLEN HADİS-İ ŞERİFİN TAM MEALİ:

…….Bize Muhammed ibn Ca’fer haber verip şöyle dedi: Bana Zeyd -ki o, Eslem’in oğludur-, İyâd ibn Abdillah’tan; o da Ebû Saîd Hudrî’den haber verdi. O şöyle demiştir: Bir kurban yâhud ramazân bayramında Rasûlullah (S) yanımıza, namaz kılınacak musallaya çıktı. Kadınların yanma uğradı da:

Ey kadınlar topluluğu! Sadaka veriniz. Çünkü sizler bana cehennem ahâlîsinin çoğu olarak gösterildiniz, buyurdu.

Kadınlar:

Yâ Rasûlallah, neden? diye sordular.

Rasûlullah:

Çünkü siz çokça la’net eder ve kocalarınıza karşı ni’mete nankörlük yaparsınız. (Ne acîbdir ki kendini zabt eden) tam akıllı ve ihtiyatlı kimsenin aklını, sizin kadar eksik akıllı, eksik dinli hiçbir kimsenin çelebileceğini görmedim, buyurdu.

Kadınlar:

Dînimizin ve aklımızın eksikliği nedir? Yâ Rasûlallah? dediler.

Kadının şahadeti, erkeğin şahadetinin yarısı değil midir?

Kadınlar:

—  Evet, dediler.

İşte bu aklının eksikliğindendir. Hayız olduğu zaman da namaz kılmaz, oruç tutmaz değil mi? buyurdu.

Kadınlar:

Evet, dediler.

İşte bu da dîninin eksikliğindendir, cevâbını verdi ([1])

Şimdi sizlere ve muhatabımıza tekrar soralım. Bu hadiste anlaşılmayan bir yer var mı? Yok!

Sorup da, cevabını yine o hadisin içerisinde bulamadığımız bir soru var mı? O da yok!

Öyle ise bu adam ve aynı sazı tıngırdatan insanların benim sünnetimden ne alıp veremedikleri var?

Bu sorunun cevabını da onlara bırakalım.

 

Muhammed Mücahid Okcu

www.muhammedmücahid.com

———————————————

 (1) [Hadis için bk. Buhârî, Hayz 6, Zekat 44, İman 21, Küsûf 9, Nikah 88; Müslim, Küsûf 17, (907), İman 132, (79); Nesâî, Küsuf 17, (3, 147); Muvatta, Küsuf 2, (1, 187)]