Koronavirüs tehlikesinin farkında mısınız?

koronavirus-tehlikesinin-farkinda-misiniz-800x400

Panik havası estirme peşinde değiliz. Kimseyi korkutmayı da planlamıyoruz. Sadece bu olağanüstü dönemde oyunbozanlık yapma peşinde olanları uyarmak istiyoruz. Ellerimizin yanlış yapanların yakalarında olduğunu ifade etmeye çalışıyoruz.

Çin, ABD’den çaldıkları ile dünyanın en acımasız silahını üreterek Dünya Fatihi olmak istedi. O öyle bir silahtı ki, kullanıldığında bütün insanları katledecek, ama kendi halkına asla işlemeyecekti. Bunu Çin halkının genetiğini değiştirerek yapacaktı. Koronavirüs de genetiği değişmiş olan insanların yanından teğet geçecekti. Bu yolda epey mesafe katettiler. Planlandığı gibi işler tıkır tıkır ilerliyordu.

ABD bu plana göz yummuştu. FBI bu casusluğa izin vermişti. Hatta virüsün firar ettiği Wuhan Üniversitesi’nin yanındaki Laboratuvar’ın patenti Microsoft’un sahibi Bill Gates’in Bill ve Melinda Gates Vakfı’na aitti. Bu da bize koronavirüsün ABD-ÇİN-YAHUDİ ÜÇLÜSÜ’nün ürünü olduğunu ispata yeterdi. Fakat yine temkinli davranıp “Acaba?” diyoruz. Soru işaretini de sıkı sıkıya elimizde tutuyoruz.

Birileri bilerek, birileri de isteyerek Çin’in kocağına atom bombasından milyonlarca kat daha fazla tehlikeli bir bomba bıraktı. Çin kendisini dünyanın hakimi yapacağına inandığı bu silah ile oynamaya başladı.  Fakat koronavirüs Bill Gates’in laboratuvarından firar edince Çin’in silahı elinde patladı. Kendisi de yere çakıldı. Milyonlarca firma battı. Trilyonlaca dolar zarara uğradı. İnsanları yok oldu. İnsanların ölmesi bir şey eksiltmezdi, ama itibarı sıfırlandı.

Kendisini dünyanın hükümdarı ilan etmek isterken kainatın hükümdarından sille yedi. Kendisini ilah ilan etmek isterken Halık’ın güllesi tepesine indi. Kendisini yıkılmaz, yok olmaz yapmak isterken paramparça oldu. Şimdiye kadar Allah’ın kullarına yaptığı zulüm yetmemiş gibi dünyayı yoketmek için son oyununu oynamaya hazırlanırken, tepe taklak oldu. Büyütmek isterken varolan karizmayı büsbütün çizdirdi.

Diğerleri bundan ibret alması gerekir. Öncelikle de bizim ibret almamız gerekir. Fakat ne dışımızdakiler, ne de bizler henüz ibret almış değiliz.

KORONAVİRÜS EN SON BİZİ ZİYARET ETTİ.

Sanırım öyle oldu, yani koronavirüsün en son ziyaret ettiği ülkelerden biri biz olduk. Kapımızı çalan gerçek misafirlere yüzümüzü ekşitir hale geldiğimiz bir zamanda virüsü güle oynaya kabul edenler oldu.Oyun sananlar oldu. Kural, kaide, emir ve tavsiyelere kulak asmayanlar da oldu. Aslında bunu yapanlar bir nevi intihar girişiminde bulunmuş oldular. Kimileri bedenlerini kurtarırıken kimileri bu intiharı henüz atlatmış değiller. Tabii virüsün Türkiye’ye yerleşmesine zemin hazırladılar.

Bu kafada olanlar ne kadar kötü bir işe imza attıklarını birazıcık olsun düşünseler kötü mü olur?

MİLLETİ TEHLİKEYE ATANLAR VEHAMETİN FARKINDA MISINIZ?

Tehlikenin farkında olmayanlar var. Hâlâ oyun sananlar var. Olanlardan ders almayanlar var. Kimseyi korkutmak istemiyorum. Panik havası estirenlere de düşmanım. Ancak bizler bazı şeyleri kabul etmek zorundayız.

Tehlike estirenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Hastalığın zuhur ettiği yere gidenler.
2. Hastalığın varolduğu yerden gelenler.
3. Gidip geldikleri halde karantinaya girmeyenler.
4. Karantinaya itiraz eden ve kaçma girişiminde bulunanlar.
5. Karantina yerlerini ve yemekleri beğenmeyenler.
6. Medya üzerinden huzuru bozmak için propoganda yapanlar.

Bunları bilerek, isteyerek ve bizi zorda bırakmak için yapıyorlarsa, hem 83 milyonun hayatı hem ülkenin ekonomisi hem de dünyanın kaderi ile oyun oynuyorlar demektir. Yaptıkları ihanettir. Alınlarında hain damgası var. Bunu ben değil, kendileri alınlarına yapıştırmışlardır.

EMRE İTAAT EDECEKSİN!

Emre itaat etmeyen Çinliler sokak ortasında keklik gibi avlanmıştı. Hepimiz örneklerini gördük. Ne yani birilerine laf anlatabilmek için biz de mi cadı avına çıkalım? Tehlike saçmamak ve bir duvar dibinde köpek gibi gebermemek için 14 gün gözetim altına alınmak çok mu kötü? Etrafa mikrop saçıp milyonların hayatına kastediyor olmak çok mu iyi?

Madem ki şüphelisin, gereğini de yerine getireceksin. Mademm ki, şüpheye sebep oldun, sonuçlarına da katlanacaksınız. Bu hem senin için hem de diğer insanlar için faydalıdır.

PEYGAMBEİRN EMRİ VAR. İMANI OLAN İTİRAZ ETMEZ

Böyle hastlıkların zuhur etmesi halinde en etkin tedbirleri Rasûlullah bize on beş asır önce göstermiştir. Gereken emri vermiştir.

“Bir yerde bulaşıcı hastalık ortaya çıktığını duyduğunuz zaman oraya girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde bulaşıcı bir hastalık ortaya çıkarsa, oradan da çıkmayınız.” (Buhârî, Tıb 30; Müslim, Selâm 100)

Bize düşen bu emre itaat etmektir. İmanı olan itaat eder. İnsanımızdan hiçbir kimsenin bunun dışına çıkmasını beklemeyiz.

TEDBİRLERE UYULMAMASI NELERE MAL OLDU?

Geldiğimiz duruma bir bakın. Tablo çok mu iyimser? Resim çok mu güzel duruyor? Ya halimiz nasıl?

Virüsü ülkeme devat ederek benim her türlü hürriyetime engel olmaya kimin hakkı vardı? Benim ibadetime niye engel konulmasına sebep oldunuz? Çalışma, dolaşma ve diğer hürriyetimi niye elimden aldınız? Bu ne düşmanlık?

Kader değil mi diye soruyorsunuz? Kader değil arkadaş. Sen gereğini yapma, sonrada senin başına gelenler “Kader” de. Hayır! Sen Allah ve O’nun Rasûlü’nün emirlerine uyma, sonra da kalk “Kader!” de. Tedbir almıyor, alınan tedbirlere de uymuyorsan, sane bir katil namzetisin demektir.

DEVLET SENİ TOPLAMAYACAK SEN DEVLETE KOŞACAKSIN

Adam hem miktobun can aldığı ülkeden, hem de bir sürü memleket gezip gelmiş. Fakat benim vatanımda tehlike saçmaya devam ediyor. Tabii metres hayatı yaşadığı (özür dilerim) dişi hayvan da buna izin veriyor. Al sana medeniyetin canavarı. Al sana bir katil.

Ben de onun her türlü yükünü omuzlamak zorundayım. Hürriyetim, ekonomim, insanlarım, ülkem alt üst olmuş kimin umurunda?

Bu gibi hallerde devleti herkesin ayağına koşturmak marifet ve insanlık değil. Biraz da insanlar devlete koşmalı ve gereğini yapmalı. İnsan kendi kendisini ihbar etmeli. Tavsiye ve kurallara uymalı. Tehlike ve fitne saçmamalı.

VİRÜS NERELERDEN GETİRİLDİ?

17 Mart sabahı hastalığın bulaştığı hadise 47 oldu. Bunun en büyük oranı Amerika ve Avrupa’dan gelenlerde. Üç tanesi de Umre’ye gidenlerden çıktı. Aynı günün akşamı ise vak’a 98’e çıktı. Bir de ölü var. Bir gün sonrası yani dün, vaka sayısı 191’e, öl sayısı da 2’ye yükseldi.

Dünyadaki her vatandaşımızı kucaklamak, tehlikeden kurtarmak zorundayız. Bu bizim vazifemiz. Wuhan’dan hem kendi hem de Azeri kardeşlerimizi getirdik. Onlar tehlikeden kurtuldular.

Ya ondan sonra yurtdışına çıkanlar. Ya ondan sonra umreye gidenler. Bunlar doğrudan intihar etmiş durumdalar. Cezasını da 83 milyon çekmek zorunda. Bari aralarından onlar için yaplanlara itiraz eden çıkmasın. Oyun bozan çıkmasın. Bu bizi üzüyor.

OYUNBOZANLIK YAPANLARI KODESE TIKMAK GEREK

Yurtdışından gelenlere 14 gün evlerinde kendilerini izole etmeleri tavsiye edildi. Fakat birçoğu buna uymadılar.

Bunların arasında milletvekilliği yapmış olan da var. Yazar, çizer de var. Artisti ve şarkıcısı da var. Hatta birilerinin metres hayatı yaşadıkları yabancılar da var. Yurtdışından geldikleri halde karantinaya itiraz edenler de var.

Ben kendi adıma değil, milletimin adına bunlara isyan ediyorum. Gerekirse, enselerinden tutup kodese tıkma taraftarıyım. Milletin ve dünyanın selameti için gerekirse, zorla gerekenler yapılmalıdır. Karantina ise, karantina, ceza ise ceza. Gerekirse, başka canların telef olmaması için itlik yapanların ortadan kaldırılması da buna dahildir.

“Çok katısın arkadaş. Biraz ağır ol!” diyecekler çıkabilir. Fakat insanımı bir iki akl-ı evvelin heva ve heveslerine kurban edemem. Benim için bir canın bile heba olması, bir neslin yokedilmesi demektir.
Hükümet çalışıyor. Sağlık Bakanı gece gündüz koşturuyor. Diğer görevliler de işlerinin başındalar.
Biz bütün bunları ve yapılanları üç beş kıymet bilmez ve soysuza kurban edemeyiz. Yapılanları beğenmeyenler, nankörlük yapanlar ve düşmanlıktan medet umanlar isterlerse defolup giderler. Yollarına engel koymayız. Yeter ki, gölge etmesinler!

İşte ben bu kadar katıyım. Çünkü Vatan ve milletimi seviyorum. Allah Teâlâ  bana her türlü olumsuzluğa isyan etmeyi, güzel işlere de sahip çıkmayı emreder.

Muhammed Mücahid Okcu,
www.muhammedmucahid.com

Koronavirüse İslamî Çözüm

Koronavirüs ABD-ÇİN Üretimi Mi?