Koronavirüsten ölen Müslüman şehit sayılır mı?

koronavirusten-olen-musluman-sehit-sayilir-mi-800x400

Fıkhî konularda üstün körü ve basma kalıp ifadelerle fetva verilmesi bizim mahallede hoş karşılanmaz. Bu yola başvuranları da yetersiz sayılır. Her önümüze gelenin allame kesilmesine rağmen bu fetva müessesesi ayağa düşürülecek bir müessese değildir. Fetva vermek kolaydır, ama verilen fetvayı uygulamak pekte kolay değildir. O yüzden fetva verirken çok dikkatli olmak gerekiyor.

Fetvalar, açık seçik ve tevile muhtaç olmayacak şekilde olmalı. Fakat suistimal edilecek, yanlış uygulamalara sebebiyet verecek durumda olmamalıdır. Gerçek hayatta insanların işine yaramayan konularda susulmalı ve her sorulan soruya cevap verilmemeli.

Koronavirüs münasebetiyle şehitlik de gündeme geldi. Bu konuda fetva verenler oldu. Fakat verilen fetvalarda kapalı ve eksik yönlerin bulunması nedeniyle biz de bu konuya dahil olmak zorunda kaldık.

İşte koronavirüs/salgın hastalıklar konusu ve şehitlik:

Birircisi:ŞEHİT SEVABI ALANLAR

Bilmeden, bulaşıcı hastalığı kendisine davet eder duruma düşmeden, bilinçli olarak virüs taşıyıcılığı yapmadan koronavirüse yakalanıp ölenlere ŞEHİT SEVABI verilir.

Hz. Âişe’den -radıyallahu anh- rivâyet edildiğine göre, kendisi Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e tâun hastalığını sormuş, o da şöyle buyurmuştur:

Tâun hastalığı, Allah Teâlâ’nın dilediği kimseleri kendisiyle cezalandırdığı bir çeşit azaptı. Allah onu mü’minler için rahmet kıldı. Bu sebeple tâuna yakalanmış bir kul, başına gelene sabrederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek bulunduğu yerde ikâmete devam eder ve başına ancak Allah ne takdir etmişse onun geleceğini bilirse, kendisine şehit sevabı verilir.” (Buhârî, Tıb 31; Enbiyâ 54; Kader 15; Müslim, Selâm 92-95)

Koronavirüs de taun hastalığı gibi bulaşıcı bir hastalık olduğu için aynı kategoriye girer.

İkincisi: İNTİHAR ETMİŞ SAYILANLAR

Salgın hastalığın çıktığı yere bilerek gidenler, dönüşlerinde tavsiye ve kurallara uymayanlar, karantina şartlarına uymadıkları için virüs kaparak ölenler İNTİHAR ETMİŞ sayılırlar.

Ey iman edenler, mallarınızı aranızda karşılıklı rıza ile gerçekleştirdiğiniz ticaret yolu hariç, batıl yollarla yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.” (4 Nisa, 4/29).

Kendilerini tehlikeye atanların fiillerinin intihar olması hasebiyle bu ayet konumuzu ilgilendiriyor. Ayetin başka manaları da var.

Üçüncüsü: KATİL SAYILANLAR

Koronavirüs veya başka bir salgın hastalığın çıktığı yerden bilinçli olarak hastalığı başka yerlere taşıyanlar… Başkalarını da hasta etme gayesi taşıyanlar… Gerekli karantina şartlarına uymadıkları için virüsü başkalarına bulaştıranlar da KATİL sayılırlar. Kendilerinin ölmesi de durumu değiştirmez.

Bir mü’mini kasten öldürenin cezası ise, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için pek büyük bir azap hazırlamıştır.” (4 Nisa 93)

Çin’de bir kadın virüs bulaştırma amacıyla gıda maddelerini yalarken yakalandı. ABD’de bir kadının virüs bulaştırmaya çalıştığı bir marketin sahibi 35 bin dolarlık malını çöpe attı ve kadın gözaltına alındı.

Bizim topraklarımızda bu gibi katilliğe girişen olur mu bilemeyiz, ama biz kasten öldürme ile ilgili onlarca ayetten bir tanesini burada paylaşarak konunun önemini ortaya koymaya çalıştık. Bilerek bir hastalığı bir başkasına bulaştırmaya çalışmakla, o insanı öldürmek için virüsü silah olarak kullanmış olurlar.

Sadece bulaşıcı hastalıktan veya koronavirüsten ölenler şehit olurlar demek, bir şey ifade etmiyor. Verilen fetvanın altını doldurmak gerekir.

Masa başı adını verdiğimiz bir fetva anlayışı, yuvarlak laflarla verilen bir fetva ve eksik ifadelerle verilen bir fetva bizi iki cihanda da sorumlu ve suçlu bir hale getirir.

Allah Teâlâ en iyisini bilendir.

Selam ve dua ile…

Muhammed Mücahid Okcu
www.muhammedmucahid.com