Mehmet Okuyan: Hz. Meryem Çift Cinsiyetliydi

Bir soru soruldu: “Hz. Havva’nın yaratılışı Hz. İsa (a.s.)’ın yaratılışı gibi olamaz mı?” mealinde bir soru.

Adam, sanki makinalı tüfek gibi başladı iftira atmaya. Halbuki soru Hz. Meryem ile ilgili değildi. Fakat bay prof. fırsat kolluyormuş yalan ve iftiralarını sıralamak için. Soru da bir bahane.

Hz. Meryem belkide tarih boyunca bu kadar yalan ve iftiraya muhatap olmamıştı. Medeniyetsizlerin medeniyet çağı(!) adını verdikleri bu asırda her türlü kötülüğe maruz kaldı işte. Türedi adamlara meydanı boş bırakmış olmamızın da bunda rolü var.

O da yetmedi. Bu kez iftira okları Allah Teâlâ’ya ve O’nun yüce kitabına çevrildi. Yani Kur’an-ı Kerim de yalan ve iftiradan payını aldı.

Tek tek anlatacağız. Ağır ağır ilerlemek gerek.

Şimdi kalkmış, TV, TV dolaşıyor ve “Ben “Hz. Meryem Çift Cinsiyetlidir” demedim” diyor.

Tabii Müslüman evlatları da “Otur yerine şerrefsiz! Sen önce Hz Meryem’e “odun” bile dedin. Sonra hızını alamadın. Kur’an-ı Kerim’de Allah, bir yerde Meryem için dişi zamiri, bir yerde de erkek zamiri kulanmıştır, diyerek bal gibi hem erkek, hem kadın benzetmesi yaptın. “Hz. Meryem çift cinsiyetlidir…” dedin diyemiyor. Onun seviyesine inemiyor tabii.

KİM BU ADAM?

Adına bakarsanız bu ümmetin evladı. İsminin önündeki ünvana bakarsanız mektep görmüş biri… Konuştuklarına bakarsanız dehşet içinde kalacağınız ve ne olduğunu tarif etmekte aciz kalacağınız biri!..

Kendi çalsın, ama başkaları oynasın havasında olan biri… İtiraz edildiği zaman da cevap vermek yerine engelleyen ve bu şekilde kurtulduğunu sanan biri… O, kafasını kuma gömdüğü zaman kimse beni görmüyor sanıyor galiba.

Bana fikrim sorulacak olursa, Batı’da Yahudi-Hıristiyan İttifakı’nın, Doğu’da ise Yahudi-Hıristiyan-Şii İttifakı’nın tezgahında dokunmuş fikirlerin kölesidir derim. Yanlış bir söz edersem beni uyarınız lütfen.

BU SORUYU NE ZAMANDAN BERİ BEKLİYORDU?

Sorulan soruya cevabı “evet” veya “hayır” olması gerekirken, ağzının bağı çözülmüş… gibi birden bire saldırıya geçiyor. Hedef tahtasında Hz. Meryem var. Kur’an ve Kur’an’ın sahibi yüce Allah Teâlâ’ya yalan isnadı ve iftira var.

Sorunun cevabı olmamasına rağmen önce Hz. Meryem’i bir bitkiye benzetiyor. Gerçek sanmamız için Al’i İmran Suresi 37. Ayeti’ni yalanına alet ediyor. Allah adına yalan uyduruyor, iftira adiyor.

İşte inkarcı Mehmet Okuyan’ın tahrif ederek insanlarımızın beyinlerini iğfalde kullandığı ayet:

“Bunun üzerine Rabbi, onu hoşnutlukla kabul buyurdu, onu güzel bir biçimde yetiştirdi ve Zekeriyya’nın himayesine verdi. Zekeriyya, onun yanına mihraba her girdikçe yeni bir yiyecek bulur ve: “Ey Meryem, bu sana nereden?” derdi. O da: “Allah tarafından” derdi. Şüphe yok ki, Allah dilediğine sayısız rızık verir.” (Al-i İmran, Ayet 37)

Asırlar boyu imanlı imansız kimsenin cesaret edemediği Hz Meryem’e bir nevi “çift cinsiyetli” olma ve kendi kendisini dölleme gibi saçmalıklara imza atıyor. Zamirlerle oynayıp Hz. Meryem’i bir yerde “dişi” diğer bir yerde “erkek” yapıyor. Hayır “ Hz Meryem çift cinsiyetlidir” diyor.

Bu da yetmiyor. Hz. Meryem’i evlendiriyor.

İşte burada gerçekten bir kez daha “şerrefsiz” sözüne uygun bir durum ortaya çıkıyor. Artık fazla oldun dememiz gerekiyor bu noktada.

ALLAH’A, HZ. MERYEM’E VE KUR’AN-I KERİM’E İFTİRA

Defalarca hem Allah Teâlâ’ya hem Hz Meryem’e hem de Kur’an-ı Kerim’e karşı yalan beyanda ve iftirada bulunuyor:

1. “Hz. Meryem bitki gibi yaratıldı,” diyor. Yani “odun” yakıştırmasını yapıyor.

2. Bu yalanına Kur’an’ı alet ediyor. En başta Al-i İmran Suresi, ayet 37’yi…

3. “Hz. Meryem kendi kendisini dölledi” diyerek Allah’ın kudretini inkara kalkışıyor.

4. Bununla yetinmeyip zamirlerle oynayıp ona “çift cinsiyetli” muamelesi yapıyor.

5. “Hz Meryem evlendi” diye iddia üretip Müslümanların kafalarını karıştırıyor ki, bu da büyük bir iftiradır.

Hz. İsa Aleyhis-Selam’ın babasız olduğunu ispat edebilmek için bu kadar birbirine zıt fikirler ileri sürmen senin bir proje olduğuna en büyük delildir.

Sana Hz. Havva soruldu. Sen de Hz. Meryem ve Hz. İsa’ya saldırdın. Sözlerine başlarken de “Şimdiye kadar Hz. Meryem hakkında söyleyecek sözümüz yoktu. Artık var…” diye başladığını hatırlıyorum.

Sen paranoyak mı, yoksa şizofren misin, nesin?

O TARİHLERDEKİ MERYEMLERİ ARAŞTIR

Son saldırısı “Hz Meryem evlendi” iddiaları var” sözü. Adam bununla birlikte kutsallarımıza olan düşmanlığını bir adım daha ileri götürüyor. Tabii biz onu insan yerine koyuyor ve adam akıllı benzetmemek için kendimizi frenleyip duruyoruz. Fakat bu frenleme işi ne zaman kadar sürecek belli değil.

Bu adamın niyeti birşeyleri öğrenmek olsaydı araştırırdı. Kudüs ve çevresinin tarihini ilk etapta üçe ayırırdı. Hz. Meryem zamanı, öncesi ve sonrası diye…

Önce Hz. Meryem zamanında Kudüs ve çevresinde yaşamış Meryem isimli kadınları araştırırdı. Bulamazsa, öncesi ve sonrasına bir göz atardı. Şimdi benim gibi bir faninin karşısında rezil olup çıkmazdı. Karizmayı asla çizdirmezdi. O dönemlerde o bölgede birden fazla “Meryem” yaşadığını ben biliyorsam, onun da bilmesi gerekmez mi?

Şimdi ona, “Hz. Meryem evlendi!” iddiasının doğru olup olmadığını tesbit için tarihi araştırmasını istiyorum. Araştırmam derse, o zaman yalancı ve iftiracı olduğuna hükmedebiliriz. Kendisine verilen görevi yerine getirmede kural tanımadığını söyleyebiliriz.

İlim adamıysan git önce araştır, sonra konuş. Fakat nerde? Ancak önüne konanları papağan gibi bir çırpıda savurmaktan başka bir hüneri de yok! Çünkü iftirasının asla bir tutar dalı yok.

Soruya cevap için: “Hz. Havva’nın yaratılışı, Hz. İsa (a.s.)’ın yaratılışına benzemiyor,” deyip, Hz Havva’nın yaratılışını anlatacak yerde, hem Allah Teâlâ’ya hem Hz Meryem’a hem de Kur’an-ı Kerim’e karşı yalan, iftira, hayasızlık, terbiyesizlikte bulunuyor.

ÇANAK TUTUCULAR

Proje olan fikirlerin zeminde yer bulabilmesi için bu yalan ve iftiraların bir de çanak tutucuları var.

Neymiş efendim. O bilimsel olarak açıklamış.

Sen eğer Müslümansan, Kur’an ve Sünnet’in ortaya koyduklarına karşı ne ilimsel ne de bilimsel seni ilgilendirir. Yok eğer sen dışın itibarıyla Müslüman, iç alemin itibarıyle de kafirsen, seni ne Kur’an ilgilendirir, ne de Sünnet.

Mesela Hz. İsa konusu. Allah Teâlâ ve O’nun Rasûlü Muhammed Mustafa (s.a.v.) ne anlattıysa onu bilmemiz yetmez mi? Yeter!.. Bunun haricinde “şöyle mi olmuştur?” veya “böyle mi olmuştur” gibi sorularla zaman öldürmenin ne faydası var? Ayrıca bütün bunların “cambaza bak!..” saçmalığından ne farkı var?

Bilimmiş! Tükürttürmeyin bilim diye yutturduğunuz saçmalıkların içine…

Sen Allah Teâlâ’nın sözünün üstünde söz, ilminin üstünde ilim olmadığını bilmiyor musun bre mendebur? Allah belanı vermiş senin!

Böyle fikirleri sanunanların birazıcık şerefleri, ahlakları, ar ve namusları varsa, bu zalimliği niçin ve ne adına yaptıklarını adam gibi açıklarlar.

Mesele, para mı? Makam mı? Mevkii mi? Şan ve şöhret mi? Bunların hepisi biraz argo görünse de “imamın kayığı”na yani tabuta binince hiç bir işe yaramıyor. Gidenlerden de gelen yok ki, ahvalden soralım.

KAFALARI KARIŞTIRMAK EN BÜYÜK TERBİYESİZLİKTİR

Alim olduğunu iddia eden bir adam fazla soru sormanın ve soru üretip cevap arama yoluna gitmenin milletlerin yok oluşuna sebep olduğunu unutmuş olamaz. Öyle ise bu çaba niye?

Kur’an sana Hz İsa’nın yaratılışının bir mucize olduğunu açık seçik anlatmıyor mu? Anlatıyor! Senin derdin ne öyleyse? Üstelik bir de kalkıp ayetlerin orasını burasını eğip bükerek yeni manalar çıkarmaya çalışıyorsun! Yetmiyor. Bu kez “Hz Meryem evlendi” yalanına sarılıyorsun.

Kur’an-ı kerim ya da sünnet sana “Hz. Meryem evlendi.” dedi de biz mi duymadık hâşâ?

Son söz olarak, “Senin bu halinle Müslümanlara çalışmadığın belli. Öyle ise kime çalışıyorsun?” diye sormak yerinde olacaktır.

Ben Meryem Suresini Almanya’da Polonyalı bir Katoliğe okudum. O sonuna kadar dinledikten sonra sadece “Bunların hepisi doğru olabilir. Ancak ben bir Katolik Hıristiyanım. Ben de başka türlü inanıyorum” dedi.

Sen kafirlerden daha mı kafirsin Mehmet Okuyan?

MEHMET OKUYAN KUR’AN VE SÜNNET İNKARCISI DEĞİLMİŞ

Hem kendisi hem de beyinlerini iğfal ettiği bir takım adamlar, ona “İnkarcı” diyenler iftira ediyorlarmış. Yuttuk mu? Hayır, ama o, Meryem Suresini diğer ayetleri bizden saklamakla bizlere bir şeyleri yutturduğunu sanıyor. Aklımız ve imanımız ile oynuyor.

Bir İlahiyatçı olarak ben ona soruyorum. Kur’an Ayetlerini insanlardan gizlemek inkarcılık değil mi? Yine o sakladığı ayetlerin yerine kendi sözlerini kaim kılmak yeni bir din uydurmak değil mi? Daha önceki milletlerin Allah katından inen 100 sayfa ile Zebur, Tevrat ve İncil’i tahrif etme işini Mehmet Okuyan ve taifesinin Kur’an-ı Kerim’e tatbik etmeye kalkmış olmuyorlar mı?

Kıvırmadan, berbat bir politikacı gibi akşam söylediğini sabah inkar etmeden dobra dobra cevap verirse, biz de onu KUR’AN VE SÜNNET İNKARCILARI LİSTESİ’nden sileriz.

Engelleme, hakaret ve tehdit ile işi savuşturma yoluna giderse, biz de onun cesedini Müslüman Mezarlığı’na bile sokmayız.

Göze göz, dişe diş. Haksız mıyım?

Muhammed Mücahid Okcu
www.muhammedmucahid.com
https://www.facebook.com/MuhammedMucahidOkcu