Musibetten Ders Aldık mı?

Allah Teâlâ musibet, bela veya felaketleri ders almamız, günah, hata ve kötülüklere son vermemiz için verir. İnsanoğlu ne zaman yoldan çıkarsa, işte o zaman başına musibet musallat olmuştur. Allah bize bizim kendimize yaptığımız ihanetleri hatırlatır.

Devletler, suç işlediği zaman fertlere ceza verirler. Bu ceza, ölüm, hapis veya para cezası olur çoğu kez. Kulları suç işlediği zaman da Allah onlara cezasını verir. Musibetler, belalar ve felaketler birer cezadır. Bunların ferdi olanları olduğu gibi toplumları, devletleri hatta dünyayı kasıp kavuran musibetler olabilir. Bu son musibette bütün dünyayı kuşatan koronavirüstür.

Koronavirüsün bir laboratuvar ürünü olduğunda artık şüphe kalmadı. Biyolojik savaşın bütün dünyayı etkileyen bir silahıdır. Ancak Allah Teâlâ onu üretenlere izin vermek suretiyle dünyayı cezalandırıyor. Biyolojik Savaş’ı başlatanlara da bize de haddimizi bildiriyor.

Bu durumda, bütün dünyanın milletlerinin başlarını ellerinin arasına alıp düşünmesi ve en az zayiatla bu felaketten kurtulmanın yollarını araması lazımdır.

Bugün sizlere sormak istediğim soru virüsün bize nasıl bir ders verdiğidir. Koronavirüs musibetinden ders aldık mı? Ne dersi aldık? Ders aldıysak, günahlarımızı terkettik mi? İşte bunları hem kendime hemde sizlere sormak istiyorum.

FELAKETTEN KURTULMAK İÇİN NELER YAPTIK?

– Kaç kişi bu virüsten dolayı günahlarından dolayı tevbe etti?

– Allah, peygamber, kitap ve dini inkar edenler tevbe edip inkardan vazgeçtiler mi?

– Kur’an ve Sünnet Düşmanlığı yapanlar tevbe edip düşmanlıktan vazgeçirdi mi?

– Zina ve fuhuş belasına tutulanlar günahlarına tevbe edip kötü fiillerinden vazgeçtiler mi?

– Lûtîler, yani Homoseksüeller, lezbiyenler, bunların benzeri günahlara batmış olanlarla bunlara alkış tutanlar tevbe edip Allah Teâlâ’nın lanetlediği ve yasakladığı fiillerden uzaklaştılar mı?

– Erkek, kadın ve çocuklara Lut kavmi gibi davrananlar tevbe edip kötü fiillerinden vazgeçtiler mi?

– Alkol konusunda suç işleyenler tevbe edip günah işlemekten vazgeçtiler mi?

Rasûlulah (s.a.v.) içki konusunda on kişiyi lanetlemiştir; “İçki yapılacak malzemeyi sıkan kimseye, sıkıştırmak için malzeme temin edene, içene, taşıyana, kendisine taşınan kimseye, ikram edip başkasına sunan kimseye, alım satımını yapana, kazancını yiyene, satın alana ve kendisi için satın alınana.” (İbn Mâce, Eşribe: 6; Ebû Dâvûd, Eşribe: 3)

– Haksız yere can alanlar günahlarına tevbe edip bu fiilden vazgeçtiler mi?

– İnsanlara zulmedenler zulümlerinden uzaklaştılar mı?

– Ümmet olarak haramlardan uzaklaşmaya ve helallere de yaklaşmaya karar verdik mi?

– Artık bundan sonra Allah’ın ve kulların hukukuna riayet etmeye karar verdik mi?

– İnsanlarımız yalandan, iftiradan, gıybetten, hasetten uzaklaştırdı mı?

– Hırsızlık, yolsuzluk, soygun, gasptan nemalananlar tevbe edip bu kötü fiillerden uzaklaştılar mı?

– Bizler faiz alıp vermekten, faizli muamelelere aracılık etmekten vazgeçtik mi?

– Bizler rüşvet alıp vermekten uzak durmaya yemin ettik mi?

– Kadın olsun, erkek olsun teşhircilikten, çıplaklıktan vazgeçmeye, tesettüre riayet etmeye karar verdiler mi?

– Şu üç günlük dünya için dinini, nefsini, ehlini, evlatlarını, insanları ve vatanı satanlar, bütün bunlardan vazgeçip doğru yola gelmeye söz verdiler mi?

– Bizler, ana, baba, eş, evlat, hısım, akraba, ve diğer insanlara her zaman ve her halukarda sahip çıkmaya söz verdik mi?

– Bizler Kitaba, dine, Müslümanlara vatana ve insanlara ihanet etmekten vazgeçtik mi?

– Bizlere zalim karşısında sert ve şiddetli, mazlumun karşısında ise yumuşak ve sevimli olmaya karar verdik mi?

– Allah, peygamber, kitap, din, Müslüman ve vatanın dostlarını dost, düşmanlarını da düşman bilmeye karar verdik mi?

– Bizler sevgi ve merhamet sahibi olmaya karar verdik mi?

– Bizler insanlara, hayvanlara, tabiata ve eşyaya zarar vermemeye karar verdik mi?

– Bizlere herhangi bir sebeple malına zarar verdiğimizde, önce mal sahibine, sonra da milli ekonomiye ve kendimize zarar verdiğimizi anlayıp bundan tevbe ettik mi?

– Bizler, Kur’an ve Sünnet’e uygun bir şekilde yaşamamızın hem dünyamızı hem de ahiretimizi kurtarmak için gerekli olduğuna karar verdik mi?

BU MUSİBETTEN DERS ALDIK MI?

Bu son musibetten ders alıp kötülüklere bir daha işlememek üzere tevbe ettiysek, Allah Teâlâ bizi en kısa zamanda virüs belasından kurtaracaktır. Yok eğer yine virüs musibetinden önceki hal üzere devam ediyorsak, o zaman daha büyük felaketlere hazır olalım.

Bize bir musibet yetmediyse ikincisini niye hak etmeyelim ki?

Allah hepimize akıl ve fikir versin.

Muhammed Mücahid Okcu
www.muhammedmucahid.com