Rahmi Koç: 30 Milyon İnsan Türkiye’nin Ayak Bağı

Bu yazıda sizlere asırlar boyu bu ümmetin ekmeğini yiyen, fırsatını bulunca da boğazını sıkarak minnetlerini düşmanca gösterenlerle ilgili birkaç söz edeceğim. Sizler de bundan sonra kimin kim olduğunu bilmiyorsanız öğrenmiş olacaksınız veya bilgileriniz tazelenmiş olacak.

Yahudileri İspanya Soykırımı’nden kurtaran Osmanlı’yı yıkan ailelerin arasında Koç Ailesi’nden olanlar da var mıydı, bilmiyorum! Ancak şefkat elini uzatan Osmanlı’ya 400 yıl sonra Yahudilerin yaptıklarını cümle alem biliyor. 500 yıl sonra bugün bize yaptıkları gibi.

Eşeklerin kemirmeye bayıldıkları Anadol arabalarını Mercedes fiyatına satan Vehbi Koç Ailesini az çok tanıdığımdan eminim. Tabii sırtımızda bir kambur gibi taşıdığımız bu aile, fırsatını bulunca neler yaptığını da herkes görüyor.

Fakat bizim misafirperverliğimizin kötü bir yanı var. Sırtımıza aldıklarımız ne denli boğazımızı sıksa da, biz düşmemek için bize daha sıkı sarıldıklarını zannediyoruz hep. Lakin bunu bizi öldürmek için yaptıklarını hiç aklımıza getirmiyoruz.

Türkiye’nin nüfusu 30 milyon azaltılmalı…” diyen Rahmi Koç’a takındığımız tavır da bu cinsten…

‘KANSIZ SOYKIRIM’IN FİNANSÖRÜ KOÇ

Birçok ülkede kanlı çatışmalarla ve soykırım yoluyla nüfus artışını frenleyen Batı, Türkiye’de ise yıllarca, Koç ailesinin kurduğu Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAP Vakfı) aracılığıyla ‘kansız soykırım’ uyguladı. Başarısından dolayı vakfın kurucusu Vehbi Koç’a BM tarafından 1994’te ödül bile verildi.

12 Eylül Darbesi’ndan sonraki aylarda ülke çapında Nüfus Planlaması seansları yapılıyordu. Bunun baş mimarı da Koç Ailesidir. Hiç unutmuyorum, Sakarya’da imamları bir salonda topladılar ve bize “Siz dört kardeşsiniz. Babanızın da 10 dönüm tarlası var. İki buçuk dönüm tarla ile nasıl geçineceksiniz?” gibi uçuk sorularla kafamızı ütülemişlerdi.

Türkiye’nin nüfusu bize nutuk çektikleri 1981 yılında 45 milyon idi. Koç Ailes’nin en ateşli olduğu yıllarda bizi azar azar eritmeye başlamışlardı. O kin ve kan dolu ateş daha da harlanarak devam ediyor.

Avrupa’da kurulan Laz Enstitüleri’nin Türkiye ayağını yürüten ve Türkiye’yi bölmek için Karadeniz Sahil Şeridini su yolu yapan Rahmi Koç’tur. Bir şantiye şefi edasıyla gidip geliyordu sahil boyu. Etrafında da gazeteciler ve bir takım karanlık yüzlü insanlar vardı.

Trabzon’da o papazın öldürülmesi, “Süper Güç” adını verdiğimiz işgalcilerin ilgisini oraya çekmek içindi. Karadeniz bölgesinin kaşınması ile hem beşeri din Hıristiyanlığın müdavimleri ayağa kaldırılacak hem de Batı bize saldırma hakkını elde edecekti. Bu işin içinde ABD, AB, Baronlar ve Baronların çömezi Filistin’deki İşgal Devleti de vardı.

İki gün önce sosyal medyada Rahmi Koç’a izafe edilen “Benim işim bitti” yazısını görünce tarihin sayfaları bir bir gözlerimin önünden akıp gitti.

Üçüncü Dünya Savaşı’nın A Planı Koronavirüs Projesi’nin hayata geçirilmesiyle artık bana verilen görev bitti mi dedi diye düşündüm. Bu da birgün ortaya çıkar. Biz devam edelim.

DÜNYA NÜFUSUNU 500 MİLYONA İNDİRME PLANI

Bu plan, daha önce ABD’de abideler dikilerek ilan edilmişti. Bugün Dünya Nüfus Planlaması’nın çok önceden tatbike konulduğunu görüyoruz.

Soykırım hadiseleri bunun ilk adımı olsa gerek.

Dünyadaki soykırım olaylarında kaybedilen canların tamamını tesbit edebilsek, rakamları görünce dudaklarımız uçuklar.

Aile Planlaması da bunun ikinci adımı.

Tabii bu planlamayı yapan Yahudi’nin 11 çocuğunun olduğunu hiç unutmayalım. Halbuki bize 4 çocuğu bile çok görüyorlardı. Bu Kainat düşmanlarının, Reis Recep Tayyip Erdoğan’ın “3. çocuk” tavsiyesine ne kadar kızdıklarını anlatacak kelime yok lügatlerde.

Üçüncü adım da Koronavirüs. Korona ile dünya nüfusunu biraz azaltma ve bu arada ölümü gösterip hastalığa razı etme planı var. Bundan daha tehlikelisini piyasaya sürmeye hazırlar.

Dördüncü adım, 5G teknolojisi.

5G Teknolojisi ile hedeflediklerine ulaşabilirlerse, oturdukları yerden, yüzler, binler, yüzbinler, milyonlar, hatta milyarlarca insanı katledebilecekler.

Bu teknolojinin alt yapısını Koronavirüs ile evlere hapsettikleri insanlar görmeden sessiz sedasız bir şekilde döşüyorlar. Kulak kabarttığınızda size “Eskiyen Baz İstasyonlarını yeniliyoruz” biyorlar. Gidin Almanya sokaklarında olanları görmeye çalışın. Bütün Avrupa’da aynı şeyler yapılıyor.

Ben herşeyi hafife alıp basitçe anlatsam da, bu o kadar basite indirgenecek bir konu değil.

“TÜRKİYE’NİN 30 MİLYONU AYAK BAĞI”

2015 yılında Koç Üniversitesi’nin mezuniyet töreninde konuşan Koç Holding ‘Şeref’ Başkanı Rahmi Koç, Türkiye’deki nüfusun 80 milyona gittiğinden yakınarak, nüfusun az olması gerektiğini söylüyor.

Hayret ki, ordan Öğretim üyesi, öğrenci veya misafirlerden biri çıkp:

“Rahmi Bey! Bu azatlma işinde piyango size de vurup öldürülmeniz gerekirse, ne yapacaksınız? diye soramıyor. Herkes ellerinin içi kızarıncaya kadar alkışlıyor. Katiline aşık olmak böyle bir şey galiba.

Küresel şer odaklarının arasında bulunan Rockefeller ile de derin ilişkileri olduğu bilinen Rahmi Koç, “İyi bir teşvik ve tepside bir şey sunmamız gerek yabancılar Türkiye’ye gelsin diye. Türkiye’nin bir diğer sorunu da ihracat meselesi. Diğer sorunumuz da nüfus 80 milyon kişiye doğru gidiyor. Bu bize büyük bir ayak bağı oluyor. 50-60 milyonda kalsaydık çok daha zengin olurdu bu ülke. Kimse Amerika’yı kolay kolay yakalayamaz, çok ileri onlar. İyi eğitilmiş insan gücü bu işin en büyük varlığı ve sermayesidir” ifadelerini kullandı.

KOÇ’A GÖRE, 50 MİLYON İNSAN TÜRKİYE İÇİN FAZLA

Vehbi Koç’un 1985 yılında bir grup işadamı, akademisyen, iş ve işveren kuruluşları temsilcileri ile birlikte kurduğu Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı, Türkiye’nin nüfusunun hiç de fazla olmadığı bir dönemde nüfus planlaması kampanyaları, yürüttü. Türkiye’nin nüfusunun düşürülmesi için milyonlarca dolar harcanarak medyada kampanyalar gerçekleştirildi. Rahmi Koç, Türkiye’nin nüfusunun 50-60 milyonu geçmemesi gerektiğini belirtirken, babası Vehbi Koç’un, nüfusu kontrol amacıyla vakıf kurduğu 1985 yılında nüfusun 50 milyon 664 bin kişi olması dikkat çekiyor. Bu durum, Koç’lara aslında 50 milyonun da fazla olduğunu gösteriyor.

BM’DEN KOÇ’A ÖDÜL

“Vehbi Koç’un Türkiye’nin nüfusunu düşürme çabaları karşılıksız kalmadı. Dönemin BM Genel Sekreteri Boutros Gali tarafından ödüllendirildi. Koç Holding resmi internet sayfasında kurucu Vehbi Koç’un aldığı “Dünya Nüfus Planlaması Ödülü”ne, “1994’te Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı’nı ve başkanını başarılı çalışmalarından dolayı ödüllendirdi. Dünya Nüfus Planlaması Ödülü, 14 Haziran 1994’te, Boutros Gali tarafından Vehbi Koç’a verildi” ifadeleriyle yer veriliyor.

Koç’un yönettiği bu vakfın;

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA),
Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ),
Hollanda Büyükelçiliği Matra ve İnsan Hakları Programı,
İsveç Konsolosluğu,
Hollanda Konsolosluğu,
DVV International Türkiye,
Dünya Bankası,
Merck Sharp & Dohme

gibi uluslararası ve yabancı kuruluşlardan destek alması dikkat çekiyor.”

83 MİLYONDAN KİM ÖLMEYE HAZIR?

Rahmi Koç’un konuştuğu tarihte nüfusumuz 80 milyon kadardı. 30 milyon insanın fazla olduğuna göre, 50 milyon yeterdi. Bu planına göre 30 milyon kişi harhangi bir şekilde yokedilmeli, yani öldürülmeli. Bu da nüfusumuzun %37,5’u demektir.

Sorumu tekrarlıyorum:

30 milyondan biri olmak için kaç kişi ölmeye hazır?

Ya da: “Siyonistlerin rahatı için ben ölmeye hazırım” diyen kaç kişi çıkar?

Tez cevap bekliyorum lütfen.

Selam ve dua ile…

Muhammed Mücahid Okcu
www.muhammedmucahid.com