Sıra Hangi Cemaatte?

sira-hangi-cemaatte-800x400

Cemaatler konusunda soru soranlar kervanına nihayet biz de katıldık. Ancak bizim sorularımız insanları memnun etme veya korkutma amacı taşımayacak. Cemaatleri kışkırtma görevini hiç yapmayacak. Böyle bir tavır en büyük ihanetlerden biri olur.

Cemaatlerle ilgili sorular genel olarak Üniversite Hazırlık Kurslarının gündeme oturmasından itibaren başladı. Çünkü haksız kazanca, hırsızlığa, çocukları okula değil, kurslara bağlama tehlikesine karşı kursların kapatılması değil, özel okula dönüştürülmesi kararı alınmasına sebep oldu. Kavga da burada başladı.

İçten içe devleti teslim alan FETÖ, NATO ve CIA’in tetikçisi olarak darbeler dönemini başlattı. Hakan Fidan olayı, MİT Tırları Hadisesi, 17-25 Aralık 2013 Darbe Provası ve 15 Temmuz 2016 Türkiye’yi İşgal Girişimi bunlardan sadece bir kaçı. Bunların tamamı CIA-NATO-FETÖ üçlüsünün eseridir.

Tabii onlar at koştururken, devletin eli armut toplamayacaktı. Gereğini yaparak FETÖ’nün ipini çekti. Günden güne güç kaybedenler propoganda savaşlarını ihmal etmediler. FETÖ bunu çok iyi kullandı, kullanmaya da devam ediyor. Diğerleri de aynı yoldan yürüyorlar.

“Şu cemaat mi sırada?” ve “Bu cemaat mi sırada?” ile “F. Gülen cemaatinden sonra sırada kim var?” gibi sorular hep soruldu. Hızlarını alamayanlar “Sırada Diyanet mi var?” diye sorma noktasına kadar geldiler.

Bu son soru aslında öncekiler gibi abesle iştigalden başka bir şey değildi. Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı cemaat değil, devletin bir kurumudur. Devletin kurumu devlete düşmanlık suçundan asla yokedilmez, aksine temizlenir. Bu soru cehaletten, veya düşmanlıktan kaynaklanmıyorsa, bir üçüncü sebebi olmalı.

“Sıra kimde?” sorularına cevap aramadan önce cemaat üzerine bir iki çift söz etmek gerekir.

CEMAATLER NASIL DOĞDU?

Cemaatlerin doğuşunu ve geçirdikleri süreçleri özetlemeden ne söylesek eksik olur. Öyle ise bir yerden başlamak, ta başından beri yaşananları gözden geçirmek yerinde olur.

Cemaatler, eski Türkiye’nin dinsiz bir devlet olma çabasının neticesinde doğmuştur. Meclisinde “Hıristiyan olalım mı, olmayalım mı?” tartışmasını bile yaptıran devletin bireyleri din ve imanlarını korumak için elbette cemaatleşecekti. Bunda bir yanlışlık yoktu. Cemaatlere bu noktada hiçbir diyecek yoktur.

Yanlışlar, cemaatlerin hepisi değilse de, birçoğunun CIA, MOSSAD, MI6, DSGE ve BND gibi casus örgütlerin eline düşmesiyle başladı. FETÖ’yü kuran zaten CIA’di. Onlar elbette CIA’e çalışacaktı. İhanetinin ifşa olmasıyla FETÖ, tabii olarak bu milletin devleti tarafından bitirilecekti.

CIA’E ÇALIŞAN VE CIA TARAFINDAN CEZALANDIRILAN CEMAATLER

Bildiğiniz gibi FETÖ’yü ABD kurdu. F. Gülen’i 16 yaşlarında Müslümanların başına bela eden de CIA’di. 1954 yılında Gülen’i ziyaret etmek için Türkiye’ye gelen FETÖ’cülerin çok sevdiği abileri CIA’in başkan yardımcılığına kadar yükselen Graham Füller’di.

Yine yakın zamanda “Bizim İslam Dünyası’ndaki bütün cemaatlerle teşrik-i mesaimiz var” diyen de Graham Füller’di.

Bu cümlenin CIA ve cemaatler açısından ne anlama geldiğini bir düşünün. Bunun gereği olarak bazı cemaatlerin başına gelenleri de düşünmeyi ihmal etmeyin.

Kemal Kaçar’ın 12 Eylül 1980 Darbesi’nden sonra Cemaatin 16 idarecisinin idam kararından vazgeçilmesi şartıyle yaptığı anlaşmayı hiç unutmayın.

İsmailağa Grubu’ndan kalemi kırılanları, yani hunharca katledilenleri tek tek hatırlayın.

Yine 28 Şubat Postmodern Darbesi sonrası Avusturya ve Almanya’yı güvenli bulmadığı için Avusturalya’ya yerleşen Ankara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Coşan’ın cemaatini CIA’e teslim etmediği için uyradığı trafik kazasını anlamaya çalışın.

Bunları ve diğerlerini değerlendirip bugün hangi cemaatlerin CIA’in yanında yer aldığını, hangi cemaatlerin de cezalandırıldığını sizler de görürsünüz.

Müsade ederseniz bu kadar açıklamadan sonra sıra kimde faslına geçelim.

SIRANIN KİMDE OLDUĞUNU CEMAATLER ÇOK ÇABUK ANLARLAR

Kahinliğe mi başladın be adam demeyin sakın. Benim öyle bir niyetim yok, ama herkes gibi benim de sorularım var.

Mesela cemaatler kendilerine; “Biz Allah’a mı daha çok yakınız, yoksa şeytana mı?” veya “Müslümanlara mı hizmet ediyoruz, Müslümanların düşmanlarına mı hizmet ediyoruz?” diye sorsunlar. Yine içtenlikle ve dürüstçe cevap vermeye çalışsınlar. Eğer ibre Allah Teâla’dan yana dönüyorsa, hedefte olmadıklarını, yok eğer ibre şeytandan yana dönüyorsa, o zamanda hedefte olduklarını bilsinler.

Mesele bu kadar basit. Basit olmayan hesaba çekilmeden önce kendi kendilerini hesaba çekme cesaretlerinin olup olmadığıdır.

MÜSLÜMANLARA KARŞI KAFİRLERİN SAFINDA SAVAŞAN CEMAATLER

FETÖ’den sonra ümmetin başına bela edilecek olan cemaatleri çok önceden biliyorduk, ama medyaya yansıtmadık. Çünkü millette bir infial meydana getirmek istemedik. Fakat artık bunu dillendirmek şart oldu.

ABD, FETÖ’den ümit kestiği gün Türkiye’nin başına bela edeceği ilk cemaat Süleymancılar, ikinci cemaat ise Adıyaman Grubudur. Bunlardan ilki cemaat, ikincisi de tarikattır.

Uzun süre kendilerini hesaba çeker ve CIA ile bağlarını koparırlar diye bekledim. Hatta 2016 ve 2017 yıllarında iki kez Süleymancılara tehlikeyi anlattım. Cemaatin tepesindekiler çok önceden CIA’in esiri olduklarını çok iyi biliyorlar. “Hayır” deyip bizi yalancılıkla itham edecek olanlara yazının sonunda vereceğimiz Kemal Kaçar’ın “sır vasiyeti”ni okumalarını tevsiye ederiz.

OY SATIP MİLLETİN MALINA KONAN CEMAAT

Ben bir cemaatin 1999 yılından beri seçimlerde oy satarak belediyelerden para sızdırdıklarını biliyorum.

Her seçim arefesi ipi omuzlayacağı beklenen adaylara yaklaşıp pazarlık yapıyorlar. Bu pazarlık il ve ilçelerin durumuna göre bir veya birden fazla yurt, kurs ve okul binası elde etmeleri ile sonuçlanıyor. Arsa belediye tarafından alınıyor ve bina da anahtar teslimi belediye tarafından yaptırılıyor. Sevgili cemaatimiz de hazıra konuyor.

Tabii ki, millete ait arsa ve para ile yapılıyor herşey. Fakat bunlar milletin hakkını yemeyi bir hak olarak görmekten geri durmuyorlar.

Efendilerinin emriyle Allah Düşmanları’na oylarını satarak şeytanın uşağı olan bu cemaatin yaptığının anlamı ne? Müslüman gözüküp kafirlere çalışan bu cemaatin yokedilmesi hak değil mi?

Bir önceki seçimde Manavgat’ta oy satarak CHP’li Belediye’den sözünü aldıkları iki yurt binasını iptal etmesinin cezasını son seçimde Antalya eski Belediye Başkanı Menderes Türel’in çekmiş olduğunu söylersem yanlış olmaz herhalde?

Genel Seçimler’de yapamadıklarını Belediye Seçimleri’nde yaparak Yunanlı gazetelere “Bir Yunanlı İstanbul’u fethetti!” başlığını attıran sözde Müslüman Cemaatler ve partiler yokedilmeyi haketmiyorlar mı?

SİZİ BİTİRECEK OLAN HÜKÜMET DEĞİL, ALLAH TEÂLÂ’DIR

Yarası olmayan cemaatler asla gocunmasın. Kimse korkuya kapılıp hükümete karşı savaş açmaya da kalkmasınlar. Suçu kendilerinde arasınlar.

İslam adına yola çıkıp, Allah, Din ve Müslüman Düşmanları’nı savunan, onlarla ortaklık kuran, onları iktidar yapmak için çırpınan cemaatler sizler zaten yokedilmeyi hakediyorsunuz. Ancak sizinle savaşacak olan makam konusunda yanlışınız var.

İster ceza için olsun, isterse imtihan için olsun sizi yokedecek olan hükümet değil, Allah Teâlâ’dır. Allah sizi menfaat uğruna düşman olduğunuz hükümete yokettirir. Sizin iktidara getirmek istediğiniz Allah Düşmanları’nın eliyle de Allah sizi cezalandırır. Bu ikisinin haricinde sizi toptan ortadan kaldırır.

Hükümetlerden değil, Allah’dan korkun ve yolunuzu düzeltin. Allah Düşmanları’nın maşası, tetikçisi, marabası olmayın. Bu sizin lehinize olur. Üç günlük dünya uğruna kafirlerin safında yer alırsanız, ömür boyu korku ile yaşamaya mecbur kalırsınız.

Ben cemaatlerden “Biz nerede yanlış yapıyoruz da devlet ve millet bizi cezalandırıyor?” sorusunu kendilerine sormalarını bekliyorum.

Muhammed Mücahid Okcu

www.muhammedmucahid.com

Süleymancılar CIA’e Çalışıyor!