Trump 3. Dünya Savaşı’nın son perdesini araladı

trump-3-dunya-savasinin-son-perdesini-araladı-750x350-X-YKorkulan oldu. Terör ve istihbarat üzerinden yürütülen 3. Dünya Savaşı’nın son perdesi aralandı. Bunu ABD’nin Başkanı Trump yaptı. Siyonistlere kuvvet pompaladı. Bir adım daha ileri giderek, siyonizme’e bağlılığını ispatladı.

Dünya’da halen üç maymunları oynamayı kendilerine yedirecek insanlar var mı bilmiyoruz, ama Trump’ın Kudüs’ü Filistin’deki Geyr-i Meşru Siyonist İşgal Devlet İsrail’in başkenti ilan etmesinin 3. Dünya Savaşı’nın son perdesini oyuna soktuğunu çok iyi biliyoruz.

Açıklamanın üzerinden daha birkaç saat geçmeden Siyonist Katiller Filistin’de cadı avı başlattılar. İşte size son savaşın orduları karşı karşıya getirecek son perdesi.

Halbuki Filistin Müslümanları’nın bir ordusu dahi yok. Dünya’nın en korkunç silahlarına karşı taş atan sapanları var. Adil olmayan bir savaşı başlatan Trump’ın Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılatacak yeni bir suç ve delil daha.

Trump’un Baronlar’a karşı iktidara getirildiğine inanmıştık. Ancak öyle bile olsa her eylemi ile Siyonist Baronlar’a hizmet ettiğini görüyoruz.

Batı vargüçleriyle dünyayı ateşe attığını, Müslümanlara, mazlum Asya, Afrika ve Güney Amerika milletlerine karşı her ihanet ve zulümleri ile Siyonizm’e hizmet ettiklerini anlamaları gerekir. Anladıkları gün iş işten geçmiş olabilir.

Onlar yıktıkları insanlık duvarının altında, yaktıkları ateşin içinde kalacaklarını anlamıyorlar. Anlayacak gibi de gözükmüyorlar. Halbuki her adımları onları yokoluşa götürüyor.

Theodor Herzl, 1897’de Basel’de yaptığı bir toplantıda, Yahudi Baronlar’a şunu demişti: “Bundan 50 yıl sonra Küçük İsrail’i, 100 yıl sonra da Büyük İsrail’i kuracaksınız.”

Bu Herzl’in bir kehaneti mi, yoksa emri miydi deresiniz? Ne derseniz deyin, ama gerçekten de bu toplantıdan 50 yıl sonra, yani 1948 yılında Filistin’de Küçük İsrail kuruldu. Aslında bu işgal devleti Yahudiler tarafından değil, Yahudi olmayanlar tarafından kuruldu. Batı ve Doğu’daki ihanet şebekeleri olmasaydı, yeryüzünde bugün dahi bir Siyonist Devlet göremezdik.

Dünyayı ateşe veren Yahudi’dir. Ancak kibriti ve odunu taşıyan da diğer Allah Düşmanları’dır. Bunu artık anlamak zorundayız. Tabii iş işten geçmeden.

Bugün bir savaş var. Bu savaş diğer ikisine asla benzemiyor. Saldırılanlar kadar saldıranlar da büyük kayıp vereceklerdir. İnsan ve mal kaybı sayılamayacak kadar büyük olacaktır.

Dünyanın büyük bir bölümü günlük yaşıyor. Dünyanın ordularının aniden sahaya indiklerini düşünün. Bu günlük yaşayan insanların milyonlarcası açlık ve susuzluktan ölecektir. Afrika ve Asya’yı açlık ve susuzluğa mahkum eden Batı, bunun hesabını yüz milyonlarca insanını kaybederek ödeyecektir.

Dünyayı areşe veren Yahudi, bu savaşın arkasından Yahudi Dünya Devleti’ni kurmayı hayal ediyor. Yani ‘goim’ hayvan diye adlandırdıkları Yahudi olmayan milletleri esarete mahkum edecek planı gerçekleştirmek için 3. Dünya Savaşı’nı çıkartmaya çalışıyorlar. İşte Büyük İsrail’in anlamı bu.

Bu planda bir masumiyet yok! İnsanlık yok! Adalet yok! Hukuk yok! Var olan sadece ve sadece dünyaya hakim olma rüyası.

Bu korkunç rüya gerçekleşir mi bilinmez! Ancak Müslüman Düşmanı olan devletlerle İslam Ülkeleri’nin başındaki bazı şeytanın uşakları bu değirmene buğday taşiyorlar. Yani kendileri de dahil büyün dünyayı yok edecek olanlara hizmet ediyorlar. Daha açık bir ifadeyle katillerine hizmet ediyorlar.

Bu hizmette katiline gülücüklerle sarılan bir bebeğin samimiyetinin milyonda bir bile yok bu adamlarda. Katillerine hizmet ederken hem dünya sevgisini, hem de ölüm korkusunu yenmek, yani affedilmek için yapıyorlar. Ancak katilin defterinde “af” diye bir maddenin varolmadığını unutuyorlar.

Savaşın son perdesini açan Trump bile katilinin ne yapmak istediğinden habersiz. Adam sarı öküzü kurda vermeye hazır. Ancak sıranın kendisine geleceğini hâlâ anlamış değil. Diğer Batılılar gibi o da kör. O da sağır. Dilini ve elini ise mazlumları yoketmek için kullanıyor.

Şer gördüklerimiz hayır, hayır gördüklerimiz de bizim için şer olabilir. Filistin de dahil 19 Müslüman Ülke ile “Ilımlı İslam” yani dışı İslam görünümlü için Yahudi-Hıristiyan olan bir dini dayatma planı bu son çıkış ile suya düştü. ABD, çoğunluğu Arap olan bu ülkelerin sırtlarını sıvazlayarak –göz boyayarak ve ölümü gösterip hastalığa razı ederek- emelini gerçekleştirmek istiyordu. Lakin Allah’ın işine bakın ki, kuzu postuna bürünen ABD dişlerini çok çok erken gösterdi.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Taşlar yerinden oynadı. İkinci kez dünyayı ifsat eden Yahudi’nin sonu geldi demektir inşaallah!

Hamas Lideri Şehid Şeyh Yasin’in sözleri yerini bulacak. 2020’lerin başında Filistin’de İsrail diye bir devlet varolmayacak. Aklı başında olan insanlar 2025’den önce Filistin’deki Geyr-i Meşru Siyonist İşgal Devlet İsrail’in yokolacağından eminler. Allah bilir, ancak Allah Teâlâ’nın Kitabı ve O’nun Rasulü ve Kulu olan Muhammed Mustafa (s.a.v.)’nın Sünneti’nden zulmün ilelebed var olmayacağını öğrendik.

İnsanları kehanet göstermekle suçlayabilirler, ama Kitap ve Sünnet’i asla!.. Siyonist Devlet’in yıkılışının ile fişeğini Trump’ın ateşlediğini söylemek sanırım yanlış olmaz.

Küfür niyetini açık edecek, Müslüman bu niyetin neticesinde uyanıp din ve vatanına sahip çıkmak için harekete geçecek…

Kimse ümitsizliğe kapılmasın. Müslüman  asla ümitsiz olamaz. Korku ile de yaşayamaz. O korku ile ümit arasında bir yerde yaşar. Müslüman hem Allah’dan korkarcak hem de allah’dan ümit edecektir.

Altı nesil boyu darbelerle uyanmış, darbelerle uykuya dalmış bir ailenin bir ferdi olarak sizlere 15 Temmuz 2016 Türkiye’yi İşgal Girişimi’ni misal gösterebilirim. Silahsız kuvvet olan ve elinde bir çakı bıçağı bile bulunmayan bir nesil… F16, helikopter, tank ve zırh delici mermiler atan korkunç silahlara karşı et ve kemikten olan bedenleri ile karşı koyan… Asker giyinimli katillerden aldıkları tank ve silahları sırf sırtlarındaki üniformaları yüzünden o katillere çevirmeyen bir asil nesil bize hiçbir şey anlatmıyor mu?

Elbette anlatıyor. Açın kapılar ve görün Siyonistler bu yiğitlerin karşısında kaç saat dayanabilecekler? Onu da yapmayın! Sadece Filistinli çocukların sadece taş atan sapanlarını ellerinden alın ve onları Siyonist Ordu’nun silahları ile donatın. İşte o zaman görelim Filistin kaç saat içerisinde esaretten kurtulacaktır.

Bir asırdır devamlı olarak icra edilen darbe ve işgal girişimlerini bitiren milletimin asil evlatları emir aldığı zaman Kudüs’ü de, işgal altındaki toprakları da kurtarmak için meydanlara inecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın!

Bir asır boyunca Filistin’de adil olmayan bir savaş yaşandı. Yahudiler’in en korkunç silahlarına karşı atılan taşlarla verilen Filistin savaşı bugünlere kadar geldi.

Bu savaş hiçbir yönden adil ve eşit değildi. Bütün Allah Düşmanları onların arkasında… Dünyanın bütün silah ve paraları onlara akıyordu. Üstelik Müslümanları yöneten bir kısım idareciler de onlara çalışıyordu. Dünyanın en korkak milleti bütün bunlar ve insanlığa olan ihanetleri ile ayakta kalabiliyorlar.

Ama yeter! Zulümleri onları vuracak. Mazlumların sahibi Allah Teâlâ’dır. Zalimi ilelebed payidar bırakmayacaktır.

Trump, Siyonistler’e hizmet edeyim derken bize çalışmış olmasın. Niyeti bu olmasa da bu adamın bize ihanet etmek için yaptıkları bizim uyanışımıza, silkinip ayağa kalkmamıza hizmet edecektir.

Zalimin zulmü varsa, mazlumun da Allah’ı var…

Batı, yani Yahudi-Hıristiyan İttifakı bizi Kudüs’de bitirmek istedi. Çünkü Kudüs düşerse, İstanbul düşer, Mekke ve Medine düşer. Bunu onlar da çok iyi biliyorlar ben de. Kumpası çözen ya da zulmü gören İslam Ümmeti artık ayağa kalkacaktır. Bütün olanlara rağmen uyumaya devam etmek kendimize ihanetten başka birşey değildir.

Kudüs’e ilk giren nefer olmayı arzu etmeyen kaç Mücahid var? Ses verin lütfen!..

Muhammed Mücahid Okcu