Tunç Soyer TÜRKİYE’Yİ BÖLMEK Mİ İSTİYOR?

Medyadan izlediğimiz kadarıyla “İzmir’in CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, katıldığı bir video konferans görüşmesinde “İzmir’in ayrı bir bayrağı olsun, ayrı bir para birimi olsun” gibi projeleri olduğunu söyledi.”

Bu sözler düpedüz Türkiye’nin bölünmesini istemekti. Bir şehrin belediye başkanı, o şehrin bu vatandan koparılması için çalışıyor.

Paranın adını “İzcoin” koymuş. “İzmir’in 1800’lerde yeşil-beyaz çizgili renklerde bir bayrağı olmuş”muş. Zırvaların bini bir para.

ÜLKEYİ BÖLME PROJELERİ HAZIRLAMIŞ

Tunç Soyer’in “İzmir’in ayrı bir bayrağı olsun, ayrı bir para birimi olsun” gibi projeleri olduğunu söylemesi, gerçekten de yenilir, yutulur cinsten değil.Bu sözlerinden sonra “Yunan Tohumu Tunç Soyer” sözleri ile bir çok insanın tepkisini aldı.

Bu adam da, bazı CHP’li Belediye Başkanları gibi vatana ihanet için çalışıyor. Yetmiyor iç savaş çıkartma sevdasında. Yani kasasından maaş aldığı milletin yok olması için her türlü ihanete kapı aralıyor.

VATANA İHANET SUÇUNDAN YARGILANMALI

Benim yaşadığım ülkelerde bir belediye başkanı bu sözleri sarfetse, dünyaya rezil ederler. Bununla da yetinmez, onu alır kazığa oturturlar. Hiçbir şey yapamasalar da, üç gün nezarete tıkar, dördüncü gün de “Nezarette intihar etti!” açıklamasıyla dosyasını kapatırlar. Ben Almanya’da bu şekilde ortadan kaldırılan bir çok vaka sayabilirim.

Avrupa’da olduğu gibi, diğer ülkelerde de durum budur.

ABD’de hakim olan bir olgu da var. “Amerika kendi hainlerini yok eder, başkalarının hainlerini de bulur, besler, büyütür ve kullanır.” Bay Soyer bu beslenilip, büyütülen ve kullanılan hainlerden biri mi? sorusuna zaman cevap verecektir.

Fakat bu sözlerin sahibi kim olursa olsun, idamlık bir suç işlemiş demektir. Böyle bir davranış, dışarıdaki ve içerideki düşmanların ağızlarını sulandırır. Bütün vatan hainlerine kuvvet ve cesaret pompalar.

GÖSTERİLEN TEPKİLER

Bu vatanın bir parçası olan İzmir’i Türkiye’den koparmaya çalışan Soyer’e, sosyal medyada büyük tepki gösterilip, vatandaşlarımız tarafından yunan evladı olmakla suçlanırken, partilerden de tepkiler yükseldi.

AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Hasan Tahsin’in düşmana ilk kurşunu sıktığı, kurtuluş mücadelesinin başladığı ve nihayete erdiği kent olan İzmir’in bu aziz vatanın en kadim unsuru olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İzmir’e ve İzmir’in temsil ettiği değerlere bundan daha büyük saldırı olamaz. Vatan, kişinin hem doyduğu hem de gözyaşının aktığı yerdir. Çanakkale Harbi, Kurtuluş Savaşı ve İstiklal Marşı’dır. Hasan Tahsin’dir, Yüzbaşı Şerafettin’dir, 9 Eylül’dür, İzmir’dir. Vatan, bizim evimizdir.”

MHP MYK üyesi ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaolu yaptığı açıklamada “İzmir Sancağı; bölücülerin bile selam durduğu, uğruna binlerce şehit verilen semalarımızdan ebediyyen inmeyecek olan, Ay Yıldızlı Albayraktır. Atalarımız Yunan’ı denize süpürürken başka bayrağa selam çakanlara duyurulur! İzmir’in bir bayrağı, parası, toprağı şanı ve şerefi var ama bir belediye başkanı yok! O Başkan ki; hayalini kurduğu bayrak 9 Eylül’de bir daha hiç dalgalanmamak üzere inmiştir!” dedi.

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu da Soyer’in açıklamalarına tepki göstererek, “İzmir’in bir bayrağı, parası, toprağı şanı ve şerefi var ama bir belediye başkanı yok” dedi.

AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli ise İzmir’in kurtuluş ve kuruluşun şehri olduğunu vurgulayarak, “İzmir, ay yıldızlı bayrağımıza ayak bastırmayanların şehridir. İzmir’in, vatanseverliği, ülkesinin bölünmez bütünlüğü söz konusu ise neler yapabileceğini unutma gafletidir bu. Soyer, açıkladığı bölen, ayrıştıran projelerini gerçekleştirme hayallerini kursa da önce İzmirliler buna müsaade etmeyecektir” ifadelerini kullandı.

MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de “İtiraf bu. Biz artık Tunç Soyer’in gizli bir ajandası olduğu şüphesinin kesinleştiğini düşünüyoruz. Bölünmez bütünlüğümüzün bu kadar bariz saldırı altında olduğunu düşünüyoruz. İzmir, milli değerler ve üniter yapımızdan yanayken Soyer’in eyalet sistemini hatırlatan açıklamaları son derece tehlikeli ve düşmancadır. İzmir’in bir tek bayrağı var, o da ay yıldızlı bayrağımızdır” dedi.

İzmir halkının küçük tartışmalarda boğulmak istemediğini ifade eden Dervişoğlu, “İzmir halkı kendisini doğru ve ehil yöneticiler yönetsin istiyor. İzmir’de maceraperest adımların atılmasını da yerinde bulmam. Doğru bulmuyorum. İzmir’in tarihi ile ilgili Tunç Bey’in doğru kaynaklardan bilgi edindiği kanaatini taşımıyorum. İzmir’in tarihiyle, tarih sahnesindeki yeriyle ilgili gelecek düşüncesi ve vizyonuyla ilgili doğru yerlerden enformasyon alması lazım” diye konuştu.

Bana kalırsa, en anlamlı tepki Tamer Osmanağaoğlu’nun gösterdiği tepki idi: “İzmir’in bir bayrağı, parası, toprağı şanı ve şerefi var ama bir belediye başkanı yok”

TUNÇ SOYER KİMDİR?

Bugün bu vatanı bölmek için projeler hazırlayan Tunç Soyer, 12 Eylül 1980 darbesinin baş mimarlarından dönemin meşhur işkenceci askeri savcısı Albay Nurettin Soyer‘in oğludur. Onun yaptığı zulümlerin bugün bir çok canlı şahidi bile mevcuttur.

İşte 12 Eylül döneminde Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer’in işkencelerini şiirlerinde anlatan Ozan Arif, yaşadığı acı dolu anları şu dizelerle anlatmıştı, “Biri bu Soyer’de domuzun dölü!…Sesinden tanıdım değilim deli. Tenasül uzvuma ceryanlı teli takarak yaptı benim sorgumu.”

İşte Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer’in Ozan Arif’e yaptığı insanlık dışı işkenceyi anlatan şiir:

İşkenceci olduğu tesbit ve tasdik edilen bir babanın oğlu olan Tunç Soyer’in bu vatanın bölünmesi için çaba sarfetmesini görmek şaşırtıcı olamaz.

Soyer’in bu çıkışını sadece kınamıyor, protesto ediyor, kabul etmiyor, hatta ona savaş açmamız için çok büyük bir sebep olarak görüyoruz. Savaş sadece ülkelere değil, düşmanlarımızın içimizdeki piyonlarına karşı da açılır. Zaten hainlere hadlerini bildirmediğimiz için ihanete daha fazla sarılıyorlar.

Allah bu ümmeti vatan hainlerinin insafına bırakmasın!

Selam ve dua ile…

Mhammed Mücahid Okcu
www.muhammedmucahid.com